berceste

berceste
@saudaadee
“aşk mıdır sinem içre gelip de câ eyleyen?” music.youtube.com/watch?v=vCtOBpe...
Dilhun
Meşgalesi sürmekte
Ervah-ı ezel
376 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Reklam
Nasıl meczup olduğumu bilmek ister misiniz?
10/10
·64 syf.··
2026 9. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 16:58
Halil Cibran ’ın ironik bir dille ele aldığı bu eser; insan ve toplum ilişkilerini anlatan kısa hikayelerden oluşuyor. Kitap, “nasıl meczup olduğumu bilmek ister misiniz?” Cümlesi ile başlayıp bir meczubun kaleminden çıkan hikayelerle devam ediyor. Açıkçası kısa hikayelerden oluşması ve 50 sayfalık bir kitap olması itibari ile basit bir eser olarak algılansa da (en azından benim gözümde) pek öyle sayılmaz çünkü 10 katı sayfa sayısına sahip çoğu kitaptan daha derin, daha anlamlı bir eser. Ve benim nezdimde on puanlık bir kitap. Fakat yinede kısalığına aldanmayın. Derin düşünce gerektiren cümleleri birkaç kez okunmadan anlaşılması pek mümkün değil. Zaman zaman kitaplıktan alınıp okunmaya değer:) Bana göre “kitabı” anlatan en iyi alıntıyı aşağı bırakıyorum; “İnsanlara haykırdım: "Çarmıha gerilmek istiyorum!" Onlar da cevap verdi: "Neden senin kanın fışkırmalı başımızın üstüne?" Ben de dedim ki: "Sizi coşturmak için meczupları çarmıha germekten başka ne yapılabilir?" Bana kulak verdiler ve çarmıha gerildim. Hem çarmıha gerilmem yatıştırdı beni. Ve yer ile gök arasında asılı kaldığımda, beni görmek için başlarını kaldırdılar. Daha önce başlarını hiç yukarı kaldırmadıkları için aşka gelip coştular.”
1000Kitap
MeczupHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202522bin okunma
ALPASLAN isimli okura yanıt verildi
berceste
Değil mi?
"Senin gibiyim, ey Gece! Yabanıl ve korkunç, çünkü kulaklarım ele geçirilmiş halkların feryatlarıyla, unutulmuş topraklar için inleyişlerle dolu.”
Sayfa 34·Kitabı okudu
Alıntı
Barış yıldız isimli okura yanıt verildi
berceste
Barış yıldız Belki de…kitap gibi konuştunuz. Keyifli okumalar dilerim☺️
BUGÜN DE DOYDUK MU ÇOK ŞÜKÜR…
Kız sınavdan çıkmıştı, elinde sınav kağıdı ile evine doğru yürüyordu. (Kız asıl sınavın ne olduğunu bilmiyordu) Çocuk 6 yaşında, bir duvarın dibinde akşam olmasını bekliyordu. (Asıl beklediği akşamın olması mı yoksa soğuktan titreyen ellerinin ısınması mıydı? Ya da kazandığı birkaç kuruş ile evde bekleyen kız kardeşinin karnını doyurabileceği bir şeyler almak mı? bunu kimse bilmiyordu. Evindeki tek tencerede pişen yemeği beğenmeyen çocuk bilmiyordu. “Akşam yemekte ne var?” diye soran adamın; “bugün temizlik yapmaktan canım çıktı” diyen karısı bilmiyordu. Emeğiyle işlediği tarlanın mahsulü, üç kuruşa satın alınan çiftçi bilmiyordu. O çiftçinin emeğini on kuruşa satan pazarcı bilmiyordu. O pazarda çocuklarının elinden tutmuş, “belki bir iki sebze atılır” diye bekleyen anne biliyordu. O anneyi görüp ona yardım etmeye çalışan adam biliyordu. O adamın usulca akan gözyaşlarını gören kızı biliyordu. Küçük kız, babasını ilk kez ağlarken görmüştü. Uzaktan izliyordu... Ama yakından acı duyuyordu. O küçük kız dünyayı değiştireceğini düşünüyordu. Bir gün büyüyecekti ve tüm insanları sevgiyle kucaklayacaktı. O küçük kız büyümüştü ama dünyayı değiştiremiyordu… dünya onu değiştiriyordu. Korkuyordu… kendi dünyasında kaybolmaktan korkuyordu. Farklı dünyaları tanıyamamaktan, o dünyalara çiçekler ekememekten korkuyordu. O küçük kızın çiçeği solmuştu… başka çiçekler solmasın diye su olmuştu…) …. Çocuk sordu; -“Abla saat kaç?” (Saati mi soruyorsun yoksa zamanı mı? Zaman akıp giderken ne yapıyorsun burada Çocuk? Bak kuşlar uçuyor, sen hiç uçurtma uçurdun mu? Avuçlarımda kal! Uçup uzak diyarlara gitme çocuk!) Kız sordu; -“Ne yapıyorsun burada?” Çocuk cevapladı;
1000Kitap
Esma K. isimli okura yanıt verildi
berceste
Teşekkür ederimm:))