Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hemen belirtelim ki kadını "mal" verir gibi birine everme geleneğinin öncülüğünü yine Muhammed yapmıştır. Sehl İbn-i Sa'd'ın rivayet ettiği şu hadîs bunu doğrulayan nice tipik örneklerden biridir.
Bir gün bir kadın Muhammed'e gelerek her kesin önünde kendisini "zevceliğe" almasını ister. Muhtemelen kadını güzel bulmadığı ya da pek fazla beğenmediği için olacak ki Muhammed, cevab vermez; gözlerini indirir ve sessiz bekler. Düşünür ki kadın çekilip gidecektir. Orada hazır bulurfanlar durumu seyretmektedirler. İçlerinden biri, ki belinde peştemal ve yarı çıplak haliyle fakir olduğu anlaşılmaktadır:
"Yâ Resûla'llah bu kadını bana tecviz etseniz (benimle evlendirseniz)" der.
Söylemeğe gerek yoktur ki böyle bir durumda Muhammed'ten beklenen şey kadına dönüp: "Bu adamla evlenmek ister misin?" diye sormaktır. Eğer onun şahsiyetine ve özgürlüğüne değer veriyor ise bunun yapmak kadar doğal ne vardır? Fakat kadın'ın mal gibi alınıp verilebilirdiğine inandığı için Muhammed bu yola gitmez. Kendisinden kadını isteyen adama sorar:
"(Mehir olarak dünyâlık verecek) bir şeyin var mı?" Adamcağız son derece fakir olduğu için: "Hayır" der, ve "Yanımda hiç bir şey yoktur" diye ekler. Bunun üzerine Muhammed kendisine: "Haydi git araştır ve demir bir yüzük olsun (bul getir, tak)" diye emreder.
Adam gider ve az sonra dönüp gelir ve şöyle der: "Hayır yâ Reshul'allâh, dünyalık bir şey, demir bir halka bile bulamadım, ve lâkin şu izârım (belimden aşağıda bulunan peştemalım) var. Bunun yarısını verebilirim". der. Bunun üzerine Muhammed kendisine:
"İyi ama (peştemalınla) ne iş görebilirsin, neye yarar? Onu sen giyersen kadının üstünde ondan bir şey bulunmaz, açıkda kalır; kadın giyerse sen çıplak kalırsın" der. Fakat onun ümidsizliğe ve üzüntüye kapıldığını görünce: "Kur'ân'dan ezberinde bir
Sayfa 157 - Buhar'nin Sahih'inde yer alan bu hadis için bkz. Sahih-i...,XI, 292, Hadîs no. 1803·Kitabı okudu