Bismillahirrahmanirrahiym*
Ya settaru ya settar* ya azizü ya ğaffar* ya celilü ya cebbaru ya mukallibel kulube vel ebsar Ve ya müdebbiral leyli ven nehar* Hallısna min azabil kabri ven nar* İlahi üstür uyubena* Vağfir zünubena Ve nevvir kuburana ve tahhir kulubena* Vesrah sudurana* Ve keffir anna seyyiatina* Ve teveffena meal ebrar Vahşürna meal ahyar Sübhaneke ma arafnake hakka ma'rifetike ya ma'rufu sübhaneke ma abednake hakka İbadetike ya ma'bud* Sübhaneke ma zekerna hakka zikrike ya mezkur* Sübhaneke ma şekernake hakka şükrike ya meşkur* Fadlen minallahi ve rahmeten şükran minellahi ve ni'meten lillahil hamdü vel minneh* Elhamdü lillahi alat taati vet tevfiykı ve nestağfirullahe min külli zenbin eznebnahü amedin ve sehvin ve hatain ve nisyanin ve nuksanin ve taksıyr* Allahümme lekel hamdü hamden yüvafi niamike ve yükafi mezideke nahmidüke bi cemi mehamidike ma alimna minha ve ma lem na'lem ve ala külli halin ya mühavvilel hali havvil halena ila ahsenil hal A'dadtü li küllin hevlin la ilahe illellahü ve li külli nı'metin elhamdü lillah*
... HEM KÜRT HEM DE SEYYİD OLAMAZ MI?
Belki üç aydan fazladır Bediüzzaman Hazretlerinin Seyyidliği-Kürtlüğü üzerine dönen tartışmalara dâir bir yazı yazmak emelindeydim. Fakat ne kadar denedimse çalıştırılmadım. [...] Elbette benim de görüşlerim yalnızca beni bağlar. Kimseyi illa iknâ olmaya zorlayacak değilim. Fakat, işte, şöyle böyle 25 yılı bulan nurculuk maceramda meseleyi kendi zihnimde-kalbimde böyle tavazzuh ettirebildim. Bir şekle soktum. Bu bana lâzımdı. Zira meşreben kendimi Hasan Feyzi abi merhuma pek yakın bulurum. Hani Üstad Hazretleri onun hakkında Emirdağ Lahikası'nda diyor: "Herşeyi çabuk kabul etmeyen ve delilsiz teslim olmayan..." Bana da "Şunu-bunu şöyle-böyle kabul edeceksin!" denirse çabuk kabul etmem. Delilsiz de teslim olmam. Nitekim mevzuda bazı müşkülât vardır. Zira Bediüzzaman Hazretlerinin bizzat kendisine âit olduğunu bildiğimiz "birincil metinler" ile hatıralarla gelen "ikincil metinler" arasında zâhiren tenakuz bulunmaktadır. Bediüzzaman Hazretlerinin, Risale-i Nur külliyâtında, yâni bizzat kendisine âit olan metinlerde, nesebine dair seyyidlik iddiası yok gibidir. Hattâ "Meşhur bir nesebim yok ki mâzisini muhafazaya çalışayım..." gibi ifadeler kullanmaktadır. Âl-i beytle kurduğu rabıta ise, yine kendisinin beyânıyla, "mânevî âl-i beytten olmak" üzerinedir. Onun da gerekçesini Hatâ-Savab Cetveli'nde "Aleyhissalâtuvesselâm Efendimizin âline edilen duâdan hissedar olmak" şeklinde beyân buyurur. Çünkü kimi müçtehidler "Seyyid olmayan fakat ehl-i takvâ bulunanlar o duâda dahildirler..." demişlerdir. __Meselenin bu yanını anmakla birlikte, ben demiyorum ki, Bediüzzaman Hazretlerinin kat'iyyen âl-i beytle nesebî hiçbir bağı yoktur. Asla demiyorum. Olabilir. Zîra, hassaten Anadolu'da, nesebler birbirine çok karışmıştır. Ve senedli Seyyidler kadar senedi bulunmayan
Bediüzzaman Said Nursi
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Fâriğ olmam eylesen yüz bin cefâ, sevdim seni, Böyle yazmış alnıma kilk-i kazâ, sevdim seni. Ben bu sözden dönmezem devr eyledikçe nûh-felek, Şâhid olsun aşkıma arz u semâ, sevdim seni. Bend-i peyvend-i dilim ebrû-yı gaddârındadır, Rişte-i cem’iyyetim zülf-i siyeh-kârındadır. Hastayım, ümmîd-i sıhhat çeşm-i bîmârındadır, Bir devâsız derde oldum mübtelâ, sevdim seni. Ey hilâl-ebrû, dilin meyli sanadır doğrusu, Sû-yi mihrâba nigâhım kec-edâdır doğrusu. Râ kaşından inhirâf etsem riyâdır doğrusu, Yâ savâb olmuş veyâ olmuş hatâ, sevdim seni. Bîgubârım hasret-i hattınla hâk olsam yine, Sıhhatim rûh-ı lebindendir helâk olsam yine. Tîg-i gamzenden kesilmem çâk çâk olsam yine, Hâsılı bîhûde cevr etme bana, sevdim seni. Gâlib-i dîvâneyim, Ferhâd u Mecnûna salâ, Yüz çevirmem olsa dünyâ bir yana ben bir yana. Şem’ine pervâneyim, pervâ ne lâzımdır bana, Anlasın bîgâne, bilsin âşinâ, sevdim seni. Şeyh Gālib Normalde sâdece aslından metin okur ve aslını paylaşırım ama bu şiirin aslını, yazıldığı hâlini, yer aldığı dîvânı bulamadım, o yüzden bu hâlini paylaştım.
Şiir
Sevdim Seni
Fâriğ olmam eylesen yüz bin cefâ sevdim seni Böyle yazmış alnıma kilk-i kazâ sevdim seni Ben bu sözden dönmezem devr eyledikçe nûh-felek Şâhid olsun aşkıma arz u semâ sevdim seni Bend-i peyvend-i dilim ebrû-yı gaddârındadır Rişte-i cemiyyetin zülf-i siyeh-kârındadır Hastayım ümmîd-i sıhhat çeşm-i bîmârındadır Bir devâsız derde oldum mübtelâ sevdim seni Ey hilâl-ebrû dilin meyli sanadır doğrusu Sû-yi mihrâba nigâhın keç-edâdır doğrusu Râ kaşımdan inhirâf etsem riyâdır doğrusu Yâ savâb olmuş veyâ olmuş hatâ sevdim seni Bî-gûbârım hasret-i hattınla hâk olsam yine Sıhhatım rûh-ı lebindendir helâk olsam yine Tîg-i gamzeden kesilmem çâk çâk olsam yine Hâsılı bîhûde cevr etme bana sevdim seni Gâlib-i dîvâneyim Ferhâd u Mecnûn’a salâ Yüz çevirmem olsa dünyâ bir yana ben bir yana Şem’ine pervâneyim pervâ ne lâzımdır bana Anlasın bîgâne bilsin âşina sevdim seni
Savab odur ki kamuyu görür gönül çü zılal Misal-i hab u hayal Bir iste, bir oku, bir öğren, bir anla Sivallahi vallahi zıllün zail Erzurumlu İbrahim Hakkı ["Doğru olan şudur ki; gönül halkı (yaratılmışları) su üzerindeki akisler (gölgeler) gibi görür. Tıpkı bir uyku hali veya bir hayal gibidir her şey. Sen asıl olanı iste, O’nu oku, O’nu öğren ve O’nu anla. Allah’tan gayrı ne varsa, vallahi gelip geçici bir gölgeden ibarettir."]
Alıntı
Fâriğ olmam eylesen yüz bin cefâ sevdim seni Böyle yazmış alnıma kilk-i kazâ sevdim seni Ben bu sözden dönmezem devr eyledikçe nûh-felek Şâhid olsun aşkıma arz u semâ sevdim seni Bend-i peyvend-i dilim ebrû-yı gaddârındadır Rişte-i cemiyyetin zülf-i siyeh-kârındadır Hastayım ümmîd-i sıhhat çeşm-i bîmârındadır Bir devâsız derde oldum mübtelâ sevdim seni Ey hilâl-ebrû dilin meyli sanadır doğrusu Sû-yi mihrâba nigâhın keç-edâdır doğrusu Râ kaşımdan inhirâf etsem riyâdır doğrusu Yâ savâb olmuş veyâ olmuş hatâ sevdim seni Bî-gûbârım hasret-i hattınla hâk olsam yine Sıhhatım rûh-ı lebindendir helâk olsam yine Tîg-i gamzeden kesilmem çâk çâk olsam yine Hâsılı bîhûde cevr etme bana sevdim seni Gâlib-i dîvâneyim Ferhâd u Mecnûn’a salâ Yüz çevirmem olsa dünyâ bir yana ben bir yana Şem’ine pervâneyim pervâ ne lâzımdır bana Anlasın bîgâne bilsin âşina sevdim seni