8/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 22:59
Herkese selamlar Bugun size sevgili Humeyra'nin #asiyan serisinin ilk kitabi #virane ile geldim. Seri uzun zamandır kitapligimda duruyordu ve bende sans vermek istedim ve su var ki seri giris kitabi bana yine yazardan okudugum #visalahudongusu kitabini anımsattı ve ben bu kitabi deli sehset seviyorum. Sanki buradaki hikaye de o kitabin acemi hali gibiydi. Benzer konu, benzer isleyis, benzer bir evlilik sürecine yol alis vardi. Yani en azından ilk kitapta durum böyleydi. Ama ne yalan söyleyeyim hikaye bu haliyle de hoşuma gitti, zira yazarin kalemini seviyorum. Akici bir anlatımla, her iki karakterinde bakis acisina yer vermiş olmasi guzeldi. Ustelik bu karakterler resmen evlere senlikti. Özellikle de Savaş Cebeci! Allahim bu adam hangi mağaradan cikmisti anlamadim. Bu kadar hot sot, kıskanç, maçovari, takıntılı bir karakteri baska bir seride daha okumuştum ama o bile buna gore daha ilimliydi. Onun ağzının ayarı yokken, Savaş tamamen ayarsızdi. Fakat ilginc bir sekilde cok kızsam da şeytan tüyü vardi sanki, sevdirdi de kendini kerata. Gulfem'de tam onun kalemiydi. Hakkından iyi gelse de onun bu hallerine tav olup düşmesini sok olmus bir sekilde okudum. Kiz kızım sen okumus etmis, meslek sahibi genc bir kadınsın. Tamam adam asiri karizma ama kafasi gidikti. Bu adam sürekli kalbini kırdı. Dediğim dedik çaldığım düdük dedi. Neyine adama salya akitarak baktin durdun anlamadim. Sende de demek ki bir takım sorunlar vardi ki tencere kapak misali tamamlandiniz. Aklıma bundan baska birsey gelmiyor valla. Yine de ikinizi de ilginc bir bicimde banada sevdirdiniz. (Bende de bir sorun varsa demek). Sanırım ben Savaş'in askina cok inandım yoksa böyle adamlari her gun reality sovlarda görüp sövüyorum. Cidden ruh hastası falan ama cok guzel sevdi be Gulfem'i. Ki ben platonik olan
Aşiyan 1 - ViraneHümeyra · Dokuz Yayınları · 20211,540 okunma
9/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2025 154. kitabı
Merhabalar Bugün çok sevdiğim bir yazarın kaleme aldığı Aşiyan Virane ile geldim. Yıllar önce okumuştum. Şimdi tekrar okumak çok güzel geldi bana. " İnsan bir ölüme birde sevdaya böylesine yenik düşüyormuş. Bir ateş ancak başka bir ateşle bütünleşince büyüyormuş." Çok güzel bir mahalle kurgusu ikili yıllardır aynı mahallede ve yan yana komşular. Aileler zaten çok yakın aile dostları. Savaş Cebeci vatanına bayrağına aşık bir Türk askeri. Ah Savaş içimde verdiğim bilmem kaçıncı Savaş'sın. Gülfem hemen yan evin bir tanecik kızı. Üniversite öğrencisi cıvıl cıvıl birisi. Okadar cıvıl cıvıl ki yıllardır dibinde ki aşık adamı göremiyor. evet yanlış duymadınız Savaş'ım yıllardır aşık bizim kıza. Son zamanlarda Savaş'ın yaklaşım ve söylemlerinden anlıyor çok şükür. Ama bizim oğlan soğuk nevale. Gülfem yıllarca abi dediği adama içerisinde bir fizlizlenmeler başladı. Bir sorun varki Savaş'ın bir sevgilisi var ama amaç nedir. Savaş ve Gülfem ikilinin çekimleri çok güzel. Okumalara doyamadığım bir kitap gerçekten. "Sen benim evimsin Gülfem. " Dedi bir yemin gibi. " Şu teninin her karışını ezbere bildiğim, başkasının el sürmesine dahi izin vermeyeceğim vatanım. Benim tüm savaşlarım sana, senin uğruna sen buraya girdiğinden beri. " Dedi elimi kalbinin üzerine koyarak. "Başkasına böyle attıysa namerdim! " Dedi erkeksi gür sesiyle. "Bu can ki bu canana böylesine teslimken, buralar hep senin... Sen benim... " @humeyraao
1000Kitap
Aşiyan 1 - ViraneHümeyra · Dokuz Yayınları · 20211,540 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
6/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2018 00:00
Ankara incelemelerimde bana oldukça destek olan bir deneme. "İltekin İlkokulu, 1929 yılında (Bu durumda ben 25'inci yıl mezunu oluyorum.), İl Özel İdaresi tarafından yaptırılıyor ve adını, arsasını bağışlayan, o zamanların Cebeci'sinin tanınmış kişilerinden İltekin Bey'den alıyor. (Okuluma 1960'ta iki derslik daha eklendiğini, bizim günlerimizde soba ile ısınılırken 1971'de kalorifer sistemi kurulduğunu, 1972'de, okula yeni bir bina daha eklendiğini, kömürlük ve kazan dairesi gibi bodrum katında yer alan kısımların, sonraki yıllarda işlevsel hale getirildiğini, 2004 yılındaki 50'nci yıl töreni sırasında öğreniyorum.)" İlgisi olanlara keyifli bir okuma olsun...
Bu Ankara O Ankara DeğilSavaş Sönmez · Telgrafhane Yayınları · 20176 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2025 00:00
Onbaşı Halide Edib Adıvar tarafından Kurtuluş Savaşı'mızın sürdüğü yıllarda kaleme alınan Ateşten Gömlek, Kurtuluş Savaşı'mızı anlatan anlatan ve bu çağın ateşini fitilleyen ilk romandır. Özellikle Yakup Kadri'nin "Ben Ateşten Gömlek adında Anadolu'yu anlatan bir eser doğurmak istiyorum" deyişinden sonra Halide Edib biraz şakayla sonradan ciddileşecek bir mevzuya "Ben de bir Ateşten Gömlek yazacağım." der. Yakup Kadri "Yapmayınız, başka isim mi yoktu?" dese de nafile... İş işten geçmiştir artık. Öyle ki bu isim Halide Edib'i öyle derinden etkilemiş, öyle yazma iştahı uyandıran bir isim olmuştur ki esere bu ismi ben vermedim; bu isim, eseri kendi başına yazdı, kahramanlarını kendi kendine ortaya çıkardı diyordu. Hatta O bu durumu "Ankara'ya uzun bir izinle döndüğüm günlerde birdenbire eski zamanların roman yazmak hummasına tutuldum. Karşıma birden bire çıkan Peyamiler, İhsanlar, Ayşeler bir çocuk ısrarıyla hikâyelerine "Ateşten Gömlek" diyorlardı. Bu inatçı çocuklara bu ismi kullanmak doğru olmayacağını o kadar söyledim; o kadar başka isimler buldum; beni dinlemediler." sözleriyle açıklıyor... Halide Edib mektubunda, Yakup Kadri'den af isteyerek edebiyatımızda "iki tane Ateşten Gömlek olacak" dese de bu isimde bir eser Yakup Kadri tarafından ortaya konmamıştır... Eser Ankara Cebeci Hastanesi'nden eski hariciye memuru, savaş sırasında subaylık yapan, Peyami'nin ağzından bizlere iletilmektedir. Peyami Kurtuluş Mücadelemiz esnasında iki bacağını kaybetmiş, kafasında bir kurşunla ameliyat edilmeyi beklemektedir. Bu bekleyiş oldukça güç bir hâldir ki beynini kemiren hatıraları yazmaya koyulur. Bu noktadan sonra günlükler şeklinde ilerleyen bir sürü yazıyla bizlere mücadelenin ruhunu anlatır. Eserimizde göze çarpan üç kişi var; Peyami, İhsan, Cemal ve Ayşe. Ayşe geçmişte
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,3bin okunma
Yakup Kadri'nin Medine'tül Fâzılası: Ankara
Puan vermedi·252 syf.··
2023 18. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2023 00:00
Genel Takdim: Cumhuriyetin yüzüncü yılına girerken o dönemi, bizatihi yaşayan ve bunu kalemine aksettiren bir kişinin gözünden müşahede etmek oldukça manidar.Bu minvalde Yakup Kadri’nin ‘’Ankara’’ adlı romanını; ‘’edebiyat ve tarih ile ilişki,bir edebi tür olarak roman,doğu-batı modernleşme ilişkisi ve bağlamında ele almaya çalışacağım. Yakup Kadri’nin bu romanını yazdığı dönem,Kemalist ideolojinin ve inkılaplarının yaygınlaşmaya başladığı bir dönemdir.1934 yılında kaleme alınmaya başlanmış bir eserdir.Bu dönemde artık inkılaplar oturtulmaya gayret edilmekte ve bir resmi ideoloji olarak kemalizm de başat rol oynamakta idi. kitabımız üç kısımdan müteşekkil olup her bir kısmı farklı bir Ankara dönemine taalluk etmektedir.Aslında Ankara nezdinde bir memleketin tanmamı aksettirilmeye çalışılmaktadır. Ayrıca, romanın ana karakteri Selma Hanım, Türk kadınlarının modernleşme sürecindeki yerini de yansıtmaktadır. Selma Hanım, roman boyunca kendisini sorgulayan ve yeniliğe açık bir karakter olarak tasvir edilir. Bu karakter, Türk kadınlarının modernleşme sürecindeki aktif rolünü ve değişimlere açıklığını da yansıtır. Romana genel bir giriş: “Tacettin Mahallesi” özelinde geçen bu birinci bölümde; Ankara’nın Sakarya Savaşı’ndan 1922 yılına kadar olan dönemini anlatıyor. İstanbul’dan yeni taşınmış olan Selma Hanım ve bankacı kocası Nazif’in Tacettin Mahallesi’ndeki evlerinde yaşadıklarını konu alıyor. Ankara, kasaba merkezli bir yerleşim yeri olarak anlatılırken, insanlarının kaba, görgüsüz ve eğitimsiz olduğu belirtiliyor. Anadolulu karakteri, kendisinden olmayanlara karşı sıcakkanlı görünse de aralarında mesafe koyan bir yapıda olduğu ifade ediliyor. Roman boyunca iki tarafın yaşamları arasındaki uçurum devam ediyor. Romanın ilk kısmında erkeklerin, karılarının efendisi olarak
Edebiyat
AnkaraYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20184,731 okunma
10/10
·624 syf.··
2025 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2025 23:00
Demir Alacalı ve Alacalı Ahu'su... Bu kadar güzel sevemezsin, bu kadar güzel sevdiğini belli edemezsin be adam diye diye, içim gide gide okuduğum harika bir kitaptı. Her genç kızın yaşadığı aile zorbalığı ve baskısının çeşitli türleri üzerinden konu üreten Hümeyra, harika bir mahalle kurgusu ortaya koymuş. Bir yazarın her yazdığı gözü kapalı güvenle okunur mu, okunur. Hümeyra'nın kalemini o kadar çok seviyorum ki ne yazsa okurum diyebilirim. Erkek karakterimiz Demir'in Ahu'ya bakışı, sevişi, bakarken içi gidişi o kadar güzeldi ki okurken aşklarını birebir yaşadım. Ahu'nun yaşadığı baskılara rağmen dik duruşu, sevdasına sahip çıkışı, hayallerini, ideallerini bırakmaması çok anlamlı ve onu güçlü kılan etmenlerdendi. Aynı zamanda kitap içerisinde yer alan Çakır Seyhanlı ve Savaş Cebeci detaylarını çok sevdim. Özellikle Savaş'ı çok özlemiştim belirtmeliyim. Kısaca kusursuz bir kurguydu, okurken çok keyif aldım. Tavsiye ederim.
Duygu ve Düşünce
Visal - Ahu DöngüsüHümeyra · Dokuz Yayınları · 2024727 okunma