Aslında her fikir yansızdır ya da öyle olmalıdır; ama insan onu canlandırır, alevlerini ve cinnetlerini yansıtır ona; saflığını yitirmiş, inanca dönüştürülmüş fikir, zaman içindeki yerini alır, bir olay çehresine bürünür.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Jean Jacques Rousseau’nun otobiyografik romanıdır. Sürgünde yaşadığı kendi anılarını anlatıyor. Kendisini bundan dolayı toplumdan soyutladığını düşünüyor. Rousseau’nun kendi iç dünyasıyla, hayalleriyle, radikal görüşleriyle kendi geçmişine yaptığı bir yolculuktur.
“Çünkü düşünen yalnız bir insan, kaçınılmaz olarak kendisiyle meşgul olur.”(s.10)
Mutluluk, bu dünyada insan için yaratılmışa benzemeyen sürekli bir durumdur.
Yeryüzündeki her şey, hiçbir cismin sabit bir şekil almasına izin vermeyen sürekli bir akış içerisindedir.
Etrafımızdaki her şey değişir. Biz de değişiriz ve hiç kimse bugün sevdiğini yarın da seveceğinden emin olamaz.