Kör Baykuş, İran’ın önemli yazarlarından çağdaş Farsça öykünün öncülerinden Sâdık Hidâyet’in dikkat çeken eseri olup özgün kurgusu ve anlatımıyla dikkat çeker.(syf.7)
Çağdaş dünya edebiyatının en önemli eserleri arasında gösterilen Kör Baykuş kısa ama yoğun anlatımlı, iç içe geçmiş, döngüsel düş, sanrı veya gerçek mi olduğu kolay anlaşılmayan nevi şahsına münhasır bir kitap olarak dikkat çeker. Yazarın 1936 yılında Hindistan’ın Bombay şehrinde kaleme aldığı bu kitap, çağdaş Farsça edebiyatın, diğer bir deyişle İran edebiyatının en önemli edebi eserleri arasına girdiği gibi, süreç içinde dünya edebiyatında da önemli yer edinir.
Sâdık Hidâyet bu yapıtıyla; bireyin iç dünyasını, gerçek-düş ve somut-soyut algısını, bilinç-bilinçaltını, özne ve nesne ilişkisini kendine özgü bir anlatım tekniğiyle başarılı bir kurguyla aktarır.
Kör Baykuş, derdi olan, yarası olan bir insanın, yaşam ve ölüm algısına dair belirlemelerine tanık oluyoruz.(syf.6)
Romanda ki kişiler iç içe geçmiştir; romanın ana kahramanının dünyasında, anne, eş, dadı, sevgili, ihtiyar, hurdacı, kasap ve ayaktakımından başka insanlar tekrar ve bir döngü içinde konumlanır. Romanın ana kahramanı şimdi ve geçmiş arasında gidip gelir, belli başlı sanrılar ve anılar odağında gelgitli bir ruh haline sahiptir. Çocukluk ve geçmiş özlemiyle dolu, andan kopuk huzursuz biridir.(syf.7)
Karakterin ismi geçmiyor, sürekli olarak ruh halini anlatıyor. Ana karakter deri kalemdarlar yapıp Hindistan’a amcasına yolluyor. Amcası da bu kalemdarları satıp parasını ona yolluyor. Geçimini bu şekilde sağlıyor.
Bir gün evine ihtiyar bir adam gelir. Onu ağırlamak için bir köşeye otutturur. Ona rafta kalan eski şarabı ikram etmek için gider. Geri döndüğünde ihtiyar yok olmuştur. Çok şaşırır, zihninin ona oyun oynadığını düşünür.
Daha sonra