Son sözcüğü, sanki kopmuş ama yırtık pırtık kenarıyla havada asılı kalmış gibiydi. Söylediği şeyi tamamlamamıştı. Kelimeleri buharlaşıvermişti sanki. Gerçi konuşmayı sürdürmeyi denemişti,ama artık söyleyecek bir şey bulamıyordu. Bir şeyler kaybolmuştu ve belki de onları yok eden bendim.
Hep böyle midir
Kalbin hep böyle yavaş mıdır Ruknettin?
Aynalar sana bir savaş mıdır Ruknettin?
Yarin dudaklarından trenler geçer de
Kalbiyin istasyonunda durmaz mı
Sen hiç satrançta yenilmez misin
Atına binip hep gider misin
Bilmez misin,atından ayrı düşen bir vezir
Zehir gibi çoğaltır kanında yalnızlığı
Ve nihayet şahlar da aynalardan geçer
Bir sen mi kalırsın bu rüyada Ruknettin
Herhalde hep böyledir
Bu dünya sevenlere bir tuzaktır Ruknettin!