Friends bir dönemin en çok izlenen ve yine bir neslin altı arkadaştan dostluğu, paylaşmayı,arkadaşlığı, ilişkileri öğrendiği uzun soluklu bir diziydi. Halen de öyle.
Dizinin sevilen Chandler'i Matthew Perry'nin kendi hayatını, yaşadıklarını en baştan sonuna kadar içinde bulunduğu bağımlılığın neden ve sonuçlarını anlattığı bu kitap bir çok açıdan kıymetli.
Geçtiğimiz yıllarda ölüm haberinin ardından basıldı. Samimi bir dille yazmış kitabı Matt. Günahıyla sevabıyla çoğu insanın belki de saklayacağı her şeyi ortaya dökmüş. Buruk bir hüzünle okudum ve uzun bir sürede okudum. Bitirmek istemedim hemen. Ailesizliği. Refakatsizliği, daha bebekken içine düştüğü bağımlılık hallerini, ne kadar şöhrete paraya kavuşsa da içindeki o boşluk duygusunu ve doyuramadığı yanını, bağımlılığını yenik düşüşü. Her defasında ayağa kalkmak isterken, yere düşüşü.
İlgi çekici ve etkileyici bir otobiyografi.
Dizideki Chandler'i bilmek, kitabın okuma seyrini yükselecektir.
Şimdi bu kitap roman mıydı, öykü müydü? Nasıl istersen öyle anlamlandır der gibiydi yazar. Hangi şekilde bakarsak bakalım ustaca kaleme alınmış bir kitaptı. Yazarın karakterleri oluşturması ve işlemesi de ustacaydı.
Kısacık, gerçekten saf, temiz bir kadının öyküsü bu.
Doğduğu günden beri bahtı pek gülmeyen, fakirlikten ve şansızlıktan payını alan Feliçite'ni n hayatını nasıl yaşadığını okuyoruz.
Bağlılığı beni büyüledi. O neler isterdi acaba, sorulsaydı kendine, tercihleri isteseydi, onun da kendine ait bir yaşam istemesi içten bile değildi.
Hayata bağlanmaya minik şeyler de kafi. Dünyamızın büyüklüğü bizimle alakalı, tamamen içsel bir durum tabii zenginliği de.
Saf Bir YürekGustave Flaubert · Can Yayınları · 20193,502 okunma
Yazardan okuduğum ilk kitap. Baykurt'un ise yazdığı son kitabı imiş.
Bu kitabın en özel yanı yaşanmış bir hayat hikayesine dayanıyor olması. Bunu öğrenince daha çok sevdim kitabı.
Mustafa Güzelgöz, Ürgüp'te geliştirdiği projeyi hayata sokar. Eşekle çevre köylere kitap getirir, bir tür kütüphanecilik hizmetini halkın ayağına getirir. Alışılmışın dışında bir olay. İlk başta üsttekiler olmaz dese de sonradan ihtiyaç duyulan miktarı koparır ve kütüphanecilik olayını geliştirir daha fazla kitap taşıyan eşek ve çıkılan katla. Ünü ülkeyi aşar yurt dışında da projesi ilgi görür. Eşeğin yerini cip alır.
Bu yolda karşılaştığı zorlukları okuruz. Larisa kentinden yaşadığı eski yerleri görmeye gelen Yunan genç ile hikaye dallanır budaklanır.
Halkların kardeşliğine kadar gider sonu.
Köy enstitülerinin kapanışından, türkülerden, ilk sevdalıklardan, yönetim hiyerarşisine kadar bir çok konuya da değinir Baykurt.
2005 yılında hayata gözlerini yummuş Mustafa Güzelgöz.
Etkilendiğim bir kitap olarak rafta yerini aldı.
Bu ay okuduğum diğer eski Türk klasiklerinden birisi.
İş Bank. Kültür yayınlarının günümüz Türkçesi ile basımı idi okuduğum.
Zamanının mirasyedisi Felatun Bey ile orta halli hatta sıfırdan başlayıp kendi emeği ile yukarılara çıkan Rakım Efendi 'yi anlatan kitabımız da ikilinin yaşantılarından esintiler var.
Yazarın ara ara devreye girip okuru yönlendirmesi o dönemin özelliklerinden biri, haliyle Ahmet Mithat Efendi de bunu sık sık yapıyor.
Şöyle bi düşündüm de bunu günümüzde yapan yazarlar olduğunu da farkettim.
Felatun Bey 'i Bihruz Bey'e çok benzettim. Çizgileri çok yakındı.
Yine kitapta o dönemin özellikleri, burjuva sınıfın kızlarına özel dil, edebiyat dersleri aldırmaları, ince hastalık, alaturka-alafrsnfa ayrımı, kölelik, kalfalık zamanları ve aşk konusu işleniyor.
Kitapta Felatun Bey ve Rakım Efendi'nin karşılıklı diyaloglarının az olması (çok çok az) hayal kırıklığı idi benim için.
Yabancı kelimelerce zengindi.