Sait Faik Abasıyanık okurken yazarın tüm duygularının gerçek olduğunu hissedebilirsiniz, dikkatli okursanız. Bazı yerlerde kendini okuyucularıyla aynı kefeye koyuyor. Kendini onlardan üstün görmüyor. Bazen bazı şeyleri halk arasında söyleniş tarzıyla yazıyor, orada da bıçak gib kesiyor okuyucu yazar arasındaki mesafeyi. Kitap içinde bir sürü öykü var. Şehir, insanlar arası muhakemeler, yokluk, varlık, para.. iş...
Sürükleyici veya tutkulu bir kitap değil fakat gidiyor. Neden okudum demezsiniz ama neden okumadım da olmazsınız.
"Derin bir düşünceyi anlamak, o düşünceyi kavradığımız anda derin bir düşünceye sahip olmaktır. Kendi içine, kendi kalbine inmektir. Nesneleri bulutlar arkasında görürüz. Düşünmek bu sisleri yırtarak aydınlığa varmaktır."
'Sen bizden değilsin, dedi.' Sen bizden değilsin. Evet, ben onlardan değilim. Ama onlar kimdendi? Uçurumun kenarında uyanıyordum. Demek boşuna çile çekmiş, boşuna yorulmuştum. Bu hüküm hakikatin ta kendisiydi.