Puan vermedi·104 syf.··
2026 196. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 15:09
Yazardan 3 gün içerisinde okuduğum ikinci kitap. Güzel bir havada sahile karşı bir çırpıda okumuş oldum kitabı. Yine dili ile akıcı, temel öğesini anlatmak için etkili cümleler kullanan, sürekli tavsiyelerde bulunan bir kitap. Acaba mutlu olmak için bize ne lazım? Bunu muhtemelen herkes kendisine soruyordur ve eminim ki herkesin bu soruya cevabı farklı olacaktır. Zira günümüz insanlığı olarak hepimiz mutlu olmak için başkalarında olup da bizde olmasını istediğimiz şeyin olması halinde mutlu olacağımızı söyleriz. Para, şöhret, ün, saygı vs. bu liste uzayıp gider. İşte yazar tam da bu soruya cevap için acaba mutluluğu bizde olup da başkalarında olmayan şeyler bakımından değerlendirmek daha iyi olur diyor. Bir bakıma kitabı okuduktan sonra hak vermedim değil. Gerçekten başkalarında olan ancak bizde olmayanları düşündükçe, onların bizde olması halinde ne kadar mutlu olacağımızın hayalini kurarız, sonrasında o hayalden çıkınca geriye kalan hayal kırıklığından başka bir şey olmaz. Temelinde bu düşünceyi esas alan kitabı okumanızı tavsiye eder, tavsiyelerini de hayatınıza empoze etmenizi öneririm. Zira ben bu tavsiyeleri hayatıma empoze etmeye karar verdim.
Hayata Dair
Mutlu Olma SanatıArthur Schopenhauer · Sel Yayıncılık · 202517,8bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 31. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 20:26
Felsefe okurken hikayelere boğulmadan, yazarın bilgi birikimini ve kendi görüşlerini direkt yansıtmasını seviyorum. Schopenhauer bu kitapta fikirlerini gayet net bir şekilde dile getirmiş. Kitapta bana hitap etmeyen birçok bölüm olsa da genel olarak beğendim diyebilirim. Yazarın bu doğrudan üslubu diğer kitaplarına karşı da bende merak uyandırdı, onlara da mutlaka göz atacağım.
1000Kitap
Hayatın AnlamıArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20103,840 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·53 syf.··
2026 14. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 21:09
İnsanoğluyuz ya sürekli mutlu olmak isteriz. Bu kitapla mutluluğun kapıları açılıyor diyebilirim. Stoa felsefesine benzer bir felsefe ile karşımıza çıkıyor Schopenhaur... Eudemonoloji. Yani erdemlere, anlamlı ve amaçlı bir hayat sürdürmeye dayalı mutluluk öğretisi. Bu doğrultuda kitap 45 hayat kuralından oluşuyor. Aslında hayatımızda acı olmadan mutluluğun olamayacağını, bazı şeyleri yitirmeden önemini bilemeyeceğimizi, mutluluk diye peşinde koştuğumuz şeylerin zamanla bize yetmemesinden tutun da küçük şeylerle mutlu olmamız gerektiğini, hayal kurarken bile gerçekleştirebilir olması gerektiğini, mutluluğun kendi içimizde olduğunu vs.öğütlüyor. Felsefik, nasihat verici bir eserdi. Alıcı, kısacık da bir şey zaten. :)
Mutlu Olma SanatıArthur Schopenhauer · Can Yayınları · 202017,8bin okunma
Zeka, her zaman zekadan yoksun olandan nefret eder
9/10
·78 syf.··
2026 194. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 16:01
Gündelik hayatımızda gerek canlı alemde gerekse sanal alemde farkında olarak veya olmaksızın birçok tartışmanın içerisinde buluruz kendimizi. Bu tartışmalar bazen tanıdığımız kişiler ile olur bazen bir daha görmeyeceğimiz, hatta hiçbir zaman tanışmayacağımız insanlar ile olur. Ancak yapılan tüm tartışmaların hepimiz için ortak bir noktası vardır. TARTIŞMAYI KAZANMAK! Zira amacımız tartışmayı kazanmaktan ziyade egomuzu tatmin etmektir. İşte bu tartışmaları kazanmak için kimimiz aklını kullanır, kimimiz ise olağan tartışma içerisinde tabiri caizse çirkefliğe, kötülüğe, aldatmacaya vb. yöntemlere başvururuz. İşte yazar bu kitabında yapılan bu tartışmalarda galip çıkmak için 39 farklı hile yöntemi anlatarak tartışmanın karşısında bulunan kişiye yönelik yapılması gereken manipülasyon yöntemlerini örnekler vererek anlatmakta. Ancak kitabın sonunda ise çok değerli bir tavsiye vererek bana göre Niccolo Machiavelli'den ayrılan tarafı ile tartışma sonuna bize kırılmayan, her zaman aklı ile hareket eden, aklıyla duygularını çeliştirmeden mantıklı davranan insanlar ile tartışmamızı tavsiye eder.
Haklı Çıkma SanatıArthur Schopenhauer · Sel Yayıncılık · 20243,676 okunma
Kadınlar, Cinsellik ve Sevgi
10/10
·152 syf.·
2026 30. kitabı
Okumaya başlarken aklımda 1910'larda yazılmış, kadını konu alan sosyolojik bir kitap, muhtemelen zamanın ruhuna özgü bir sürü sorunlu şey, arada parlak bir gözlem, genel olarak tolere edilebilir bir klasik beklentisi vardı. Oysa Simmel tam tersini yaptı. Döneminin kanonlaşmış erkek filozoflarının kadına bakışını hem çok iyi anlayıp hem de tek tek çürüttü; bunu yaparken bugün feminist teoride kabul gören tezleri çok önce ve çok berrak bir dille söyledi. Ve açık söyleyeyim, yüzyıl önce kadın hakkında bu kadar incelikli düşünen bir metin okuyup bugün hâlâ aynı kaba genellemeleri duymak biraz utanç verici. Demek ilerleme dediğimiz şey bazen sandığımız kadar doğrusal değil. Kitabın ilk ve en uzun denemesi olan "Dişil Kültür"de Simmel şunu soruyor: Kültür neden erkil? Sanatı, bilimi, hukuku, ticareti hep erkekler mi yarattı, yoksa biz "insan kültürü" derken aslında "erkek kültürü" mü diyoruz? Burada Kant, Schopenhauer, Nietzsche, Weininger gibi isimleri görüyoruz, bu filozofların çoğu kadını ya irrasyonel, ya ahlak dışı, ya da eksik bir varlık olarak tanımlamıştı. Simmel’e göre bu tanımlamaların sorunu net: ölçütün kendisi erkek deneyiminden türetilmiş. "İnsan" diye sunulan evrensel aslında çoğu zaman eril. Yani kadın bu ölçüte göre yetersiz çıkıyorsa, bu kadında bir eksiklik olduğu için değil, ölçüt baştan yanlış kurulduğu için. Simmel, Kadın doğasını erkekten "daha az" değil, "farklı bir varoluş kipi" olarak tanımlıyor. Erkeğin nesnelleşme ve uzmanlaşma eğilimi varken, kadının doğası daha bütüncül ve içkin — merkezi ile çevresi birbirine çok daha sıkı bağlı. Bu yüzden işbölümüne dayalı, parçalara ayrılmış nesnel kültür içinde kendini kanıtlamak kadına yapısal olarak daha zor geliyor. Ama Simmel bunu bir yetersizlik olarak değil, farklı bir düzenlenme biçimi olarak
Kadınlar Cinsellik ve SevgiGeorg Simmel · Pinhan · 2016112 okunma
Puan vermedi·197 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 15:42
"Kitap" olumlamalarına karşı ezberleri bozan bir kitap. Bunu derken "Aman evladım bol bol okuyun, ne bulursanız okuyun, kitap okuyandan zarar gelmez" ezberinden bahsetmiyorum. Onu çoktan aşmış zaten. Okumak, başkasının düşüncesini takip etmektir, çok okursan kendine ait bir düşüncen olmaz, başkalarının düşüncelerinin felsefesini yapan bir kitap filozofuna dönüşürsün, diyor özetle. Hangi kitapları tercih etmeli, neleri okumalı? Tabi tek tek isim vererek değil, başta söylediği "kendi düşünceni oluşturma"ya hizmet edecek eserlerden bahsediyor. İyi yazarla kötü yazarın nasıl ayırt edileceği konusunda ipuçları veriyor. Yeri gelmişken şu kitap kutsalcılığına da "ne olursa olsun oku"culuğa da bir şey demeyelim mi? İyi okur, iyi kitapla kötü kitap arasındaki farkı anlamak, iyiyi kötüden ayırt etmek değil midir zaten? Her şeyi yiyene gurme değil, obur denileceği gibi, her şeyi okuyana da iyi okur denmese gerekir. En beylik lafları hayatın sırrını çözmüş aforizmalar zanneden, vasatın altının da altı eserleri dünya tarihinin en baba kalemleriyle karşılaştırıp, başyapıt muamelesi yapan bir okur ne kadar iyi okur olabilir. Yeri gelmişken demişim ama pek de yeri değilmiş, fırsatını bulmuşken diyelim, içimi döküverdim. Siz gene de şopenhaur amcanızı dinlemeyin, reels kaydırıcağınıza kitap okuyun derim ben. Böyle de tutarlıyımdır işte.
Okumak, Yazmak ve Yaşamak ÜzerineArthur Schopenhauer · Şule Yayınları · 20154,841 okunma