İrem Ay

@schwarzlowe·
·
sabitlendi
Ne de olsa rastlantı dediğiniz şey, kaderin bir numaralı silahıdır.
Sayfa 214·Kitabı okudu
Unutulan plak hâlâ dönüyor, genç kızın iki yaz evvel başını "O"nun piyanosuna dayayarak dinlediği parçayı tekrar ediyor, o müebbeden sönmüş yaz ve mehtap rüyasını, bu eski hatıralar kadar silik, rüyada duyulmuş sesler gibi hafif keman sesiyle tekrar uyandırıyordu.(...) Lâmia solgun ince yüzünü avuçları içine alıyor, yarı kapalı yeşil gözlerine Bozyaka'nın kurşunî mehtaplarını, beyaz seherlerini, oymalı çardaklarından elenen yaldızlı güneşleri doluyordu.
Sayfa 194·Kitabı okuyor
Bir oyuncak daha icat etmişti. Bazı geceler yatmadan ona mektuplar yazıyordu. Beklenilen mektuplar nasıl gelmeyecekse bunlar da öyle gitmeyecek, sandığın bir köşesinde kalacaktı. Ekseriya birkaç satırdan ibaret kalan bu mektuplar bazen uzuyor, Lâmia farkında olmadan bütün kalbini, bütün yaralarını söylemiş oluyordu. Bu mektuplarda "O"nun ismini yazmaya cesaret edemiyordu. Bir gece kaleminden hemen hemen gayriihtiyarı bir "çocuğumuz" sözü düştü. Büyük bir ayıp yapmış gibi kızardı, ellerini yüzüne kapadı, devam etmeye cesaret edemedi. Fakat bu onun için yeni keşfedilmiş bir saadetti. Yazılarında gittikçe daha samimileşiyor, hâlâ ismini yazmaya cesaret edemediği halde "zevcim" "sevgilim benim" gibi saf hitabelerde bulunuyordu. Lâmia bedbaht değildi.
Sayfa 188·Kitabı okuyor
-Konuşursak daha iyi olur... Belki teselli ederiz... -Sen daha küçüksün Makbule... Anlamıyorsun... Kolayca teselli edilecek bir dert insanı böyle ağlatmaz...
Sayfa 178·Kitabı okuyor
-Benimle mesut olmanıza imkân yok Kenan Bey... Bir kere bu mektup gönlüme öyle bir yara açtı ki dünyada iyi olmaz... Sonra ben sizi nasıl mesut ederim... Ben cahil, fakir, biçare bir kızım... Bakınız, halimi ne kadar iyi biliyorum... Hangi meziyetim için beni isteyeceksiniz, bütün ömrünüzü bana vereceksiniz? Mektubunuzda çok doğru söylüyorsunuz... Benimle hayatınız sefil olur... Size gönlümden başka verecek bir şeyim yok ki Kenan Bey. O kafi gelseydi sizi herkesten ziyade mesut ederdim ama ne çare. Yazık... Islak, yeşil gözlerinde derin bir ıstırap ile uzaklara bakıyor, mahzun mahzun gülümsüyordu: -O korktuğunuz başınıza gelmeyecek Kenan Bey... Siz, sevdiğinizle mesut olacaksınız. Ben sizi kurtaracağım...
Sayfa 158·Kitabı okuyor