Ah! İnsan böyle kendi müzesine kapanıp kalmışsa,
Ve dünyayı sadece tatil günlerinde görüyor,
Ve yalnız uzaklardan bir dürbünle seyrediyorsa,
İkna marifetiyle nasıl idare etsin dünyayı?
Deha tapınısı kibirdendir. Kendimiz için iyi düşündüğümüz halde, Rafael'in bir tablosunun taslağını ya da bir Shakespeare oyunundaki gibi bir sahneyi yapabileceğimize ihtimal veremedıgımız için, böyle bir şeyi yapabilmenin son derece mucizevî olduğuna, çok ender bır rastlantı olduğuna, ya da daha dindar duygulara sahipsek, yukarıdan gelen bir lütuf olduguna ikna ederiz kendimizi. Böylece kibrimiz, kendını beğenmişliğimiz dehaya tapınmayı teşvik eder: çunku ancak deha bizden çok uzakta yer alan bir mucize olarak düşünüldüğünde incitmez.