Aşkın, insanların nasıl yakalandıklarına anlam veremedikleri, kaprisli bir his olduğu söylense de her şeyin olduğu gibi aşkın da kendi kanunları ve sebepleri vardır.
Kafamda kurduğum öyküler bunca zamandır bu korkunç şeylerle öyle ürktü, zihnim tasalarla öyle işkence çekti, yüreğim kâh gerçekleşen kâh yitip giden umutlarla kâh beklentilerle o kadar hasta oldu ki yenilgiyle uğrayan, hissizleşen vücudumun bir anlık da olsa geçici bir huzura ihtiyacı var.
Bazen insan kendine hâkim olamaz. Bir tür kötücül güç içinde yer eder, kalbi karanlığa düşer, gözlerinde kıvılcımlar çakar. Zihninin keskinliği körelir. Saflığa ve masumluğa duyduğu saygı... Hepsi bir girdaba kapılır. Kim olduğunu bilemez. Tutkunun nefesinde boğulur, kendini kontrol edemez. İşte o zaman ayaklarının altında bir uçurum açılır.