Sıdıka kaya

Medine'deydi. Hz. Ömer, bir gün Onu hasır üstünde uzanmış gördü. Vücudunda sert hasırın izleri görülüyordu. Dayanamayıp ağladı: Ey Allah'ın Resûlü, dedi. Hükümdarlar, padişahlar kuş tüyü yataklarda yatarken... Sözlerini tamamlamasına gözyaşları izin vermedi. Efendimiz (sav), ne demek istediğini anlamıştı. Ömer, dedi. Dünya nimetleri onların, ahiret saadeti de bizim olsa memnun olmaz mısın? Hz. Ömer, susarak dediğini doğruladı. Evet, dönemin hükümdarları, padişahları ve kralları görkemli saraylarda lüks ve tantana içinde yaşıyordu. Ama O, ne padişah, ne de bir kraldı. Allah'ın insanlığa gönderdiği son Peygamberdi. “Allah'a kul olmayı her şeyden üstün gören Peygamber.
Din
Reklam
Allah iman edenlerin yardımcısıdır. Onları karanlıklardan aydınlığa (nûra) çıkarır. (Bakara/257)
Din
Abdulmuttalib: “Vallahi, torunumun ileride nâmı yüce olacaktır.”
Din
Bir Duası: “Allah’ım! Beni güzel yarattığın gibi, ahlâkımı da güzelleştir.” Ahmed İbnu Hanbel, Müsned, 6/68
Din
Evet...O, öyle bir Zat'tır ki; "risâletiyle dünyanın kapısını açtığı gibi, ubudiyetiyle (kulluğuyla) da âhiretin kapısını açar." B. Said Nursî, Şuâlar
Din
Reklam