Sıdıka kaya

Sıdıka kaya
@sdkyaa_
﷽ ️
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çok güzeldi
Muaz b. Cebel ilmi öğrenmenin ve öğretmenin fazileti hakkında şöyle demiştir: 'Ilmi öğrenin; zira ilmi Allah için öğrenmek, öğrenene Allah korkusu verir. İlmi talep etmek ibadettir. İlmi müzakere etmek tesbihtir. İlmî araştırma yapmak en büyük cihaddır. İlmi, bilmeyen bir kişiye öğretmek sadakaların en makbülüdür. İlmi, ehlini bulup vermek ise, Allah'a en çok yaklaştırıcı davranıştır. İlim, yalnız kaldığı zaman âlimin en yakın arkadaşıdır; tenha yollarda ise en emin yoldaşdır. Dinde delildir. Genişlikte ve darlıkta sabrı öğretendir. Dostlar yanında yardım eden bir vezirdir. Yabancılar yanında ise sana en büyük destektir. Cennet yolunun nişanesidir. Allah Teâlâ, ilim sayesinde birtakım toplumları yükseltir ve onları hayırda lider ve izlerinde gidilen rehberler yapar. Onlar hayır hususunda herkese örnek teşkil ederler. Eserlerine ve gösterdikleri yollara herkes bağlanır, hareketleri ise herkes tarafından takip edilir. Melekler bunlarla arkadaşlık yapmaya can atar ve kanatlarıyla onları okşarlar. Dünyadaki bütün yaş ve kuru nesneler onlar için Allah Teâlâ'dan af dilerler. Denizlerdeki balıklar, karadaki yabanî ve evcil hayvanlar; gök ve yıldızlar onlar için Allah Teâlâ'dan af talebinde bulunurlar. Çünkü ilim, insanların kalplerini körlükten kurtaran bir nimettir. Gözleri zulmetten nûra kavuşturan bir ışıktır. İnsan bünyesini kuvvetlendiren bir kuvvet kaynağıdır. Kul ancak ilmi sayesinde Allah yolunda olanların mertebesine varır, yüce derecelere ulaşır. İlim ve tefekkür oruçla eşittir. İlim müzakeresi, tüm ibadetlere denktir. Allah'a ancak ilimle itâat edilebilir ve yine ancak ilimle ibadet mümkün olur. Allah'ın birliği ancak ilimle bilinir. Allah'ı ancak âlimler güzelce tesbih edebilirler. Kişi ancak ilim sayesinde takvâ ehli olabilir. İlim sayesinde sıla-i rahim
Din
Sıdıka kaya
Genişlikte ve darlıkta sabrı öğretendir.
Olumsuzluklar Karşısında Yaptıkları 1. İlk olarak, eksiklerini görürler. "Allah'ım bizi affet, bağışla derler" 2. Ayaklarımızı Hak davada sabit tut diye dua ederler. 3. "Sonuçların hükmünü vermek bize ait değildir. Biz gayret ederiz, sonuç Hak'ka aittir" derler. Kusur aramak değil, eksik tamamlamak şiarımız olmalıdır. Her zaman hak üstündür. Hiçbir zaman mağlup olmaz. 1. Gevşemeyin, üzülmeyin eğer mü'min iseniz mutlaka üstün sizsiniz. (Al-i İmran, 139) 2. Eğer size (Uhud'da) bir yara deymişse, o topluluğa da (Bedir'de) benzeri bir yara deymiştir. O günleri biz, insanlar arasında dolaştırır dururuz. (Bazen size, bazen onlara başarı veririz) Bu, Allah sizden iman edenleri belirtmesi ve sizden şehitler edinmesi içindir. Allah zalimleri sevmez. (Al-i İmran, 140) 3. (Bu) İman edenleri temize çıkarması ve kâfirleri azaltması içindir. (Al-i İmran, 141) 4. Yoksa siz Allah içinizden cihad yapanları belli etmeden ve sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi zannettiniz. (Al-i İmran, 142) 5. Andolsun siz ölümü, onunla karşılaşmadan önce temenni ediyordunuz. İşte siz ona bakarak gözlerinizle gördünüz. (Al- i İmran, 143) 6. Muhammed Resul (sav)'den başka bir şey değildir. Ondan önce de resuller gelip geçmiştir. Eğer o ölür veya öldürülürse ökçelerinizin üzerinde geri mi döneceksiniz? Kim ökçele- rinin üzerinde geri dönerse Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah (c.c) şükredenlerin mükafatını verecektir. (Al-i İmran, 144) "Geçen geçmiştir" yüce buyruğunu tekrarlayarak günlerimizi hiç boşa geçirmeyeceğiz. Dünya'nın neresinden gelirse gelsin maddi ve manevi baskıları Allah var keder yok "Hasbünallah ve ni'mel vekil” diyerek üze- rimizden atacağız. Dünyanın bütün güçleri üzerimize gelse hepsinin gücünün toplamı Rabbimin kudreti karşısında bir sinek kadar yer tutmaz diyerek
Din
Sıdıka kaya
Yolumuz denize uğrasa Musa (a.s.) gibi geçeriz. Hapse uğrasa Yusuf (a.s.) gibi medreseye çeviririz. Ateşe atsalar İbrahim (a.s.)'in gülistanına dönüşür. ♥️
Evet, peygamberler mûcizeler de göstermişlerdir. Fakat bu daimi değildir. Üstad Bediüzzaman, bu konuda şöyle der: "Resul-i Ekrem (sav), nev-i beşere imam ve rehber olarak gönderilmiştir. Ta ki, insanlar, şahsi ve toplum hayatındaki kuralları, kaideleri ondan öğrensin ve Cenab-ı Hakk'ın irade ve kudretiyle kâinata koyduğu kanunlarına itaate alışsınlar ve hikmetinin düsturlarına uygun hareket etsinler. Eğer Resul-i Ekrem Aleyhissalâtu vesselâm, toplum hayatında ve şahsi hayatında daima hârikulâdelere ve mucizelere istinad etseydi o vakit insanlara her yönüyle imam ve rehber olamazdı.
Din
Sıdıka kaya
İşte bu sır içindir ki yalnız davasını tasdik ettirmek için ihtiyaç anında, münkirlerin inkârını kırmak için mucizeler gösterirdi. Diğer vakitlerde nasıl ki herkesten ziyade ilahi emirlere itaat etmiştir. Öyle de, Allah'ın hikmet ve iradesiyle tesis edilen [tabiat kanunları da denilen] âdetullah kanunlarına herkesten ziyade riayet ve itaat ederdi. Düşmana karşı zırh giyer, "Sipere giriniz!" diye emrederdi. Yara alırdı, zahmet çekerdi. Ta tamamıyla İlâhî hikmetin kanunlarına ve kâinattaki büyük fıtri şeriata riayet ve itaati göstersin." Bediüzzaman Said Nursî, Lem’alar Delilleriyle İman EsaslarıDelilleriyle İman Esasları