Peygamberimiz bir hadis-i kudsîde Allah'ın şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Kulum iyi bir iş yapmaya niyet eder de yapmazsa ona bir iyilik sevabı yazarım. Ama onu yaparsa on kattan yedi yüz kata kadar iyilik sevabı yazarım. Eğer kulum bir kötülük yapmaya niyet eder de yapmazsa onu bir günah olarak yazmam. Fakat onu yaparsa ona bir kötülük günahı yazarım.” (Müslim, “İmân", 204)
يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِأَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَاءِ الْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَابِيبِهِنَّ ذلِكَ أَدْنَى أَنْ يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَحِيمًا.
"Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini üzerlerine bürünsünler. Bu, tanınıp rahatsız edilmemeleri için en uygun olanıdır. Allah, ziyadesiyle bağışlamakta ve çok esirgemektedir.”
(Ahzab, 33/59)
Åyette Müslüman kadınların, evlerinden çıktıklarında tesettüre uygun dış giysi giymeleri istenmektedir. Böyle giyinmek, o devirde İslam'ın getirdiği prensipleri henüz tam olarak benimseyememiş birtakım ahlaksızların ve kendini bilmezlerin, sözlü ya da fiilî tacizlerine maruz kalmaktan koruyacaktı. İffetin korunması ve kadınları rahatsız eden davranışların önlenmesi adına tesettür, Müslüman kadınlara yönelik önemli emirlerdendir. Kadınların; el, yüz ve ayaklar dışında kalan kısımlarını, namahrem olan erkekler yanında örtmeleri dinimizin kesin bir emridir. Örtünme, vücut hatlarını ve rengini göstermeyecek bir elbise ile olmalıdır.