Sena Duru

Sena Duru
@sdsdsdsdsdsd
Bir kimse arıyorsa, gözü aradığı şeyden başkasını görmez çokluk, bir türlü bulmayı beceremez, dışardan hiçbir şeyi alıp kendi içine aktaramaz, çünkü aklı fikri aradığı şeydedir hep, çünkü bir amacı vardır, çünkü bu amacın büyüsüne kapılmıştır. Aramak, bir amacı olmak demektir. Bulmaksa özgür olmak, dışa açık bulunmak, hiçbir amacı olmamak. Sen, ey saygıdeğer kişi, belki gerçekten arayan birisin, çünkü amacının peşinde koştuğundan hemen gözünün önündeki bazı şeyleri görmüyorsun.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Sena Duru

, bir kitap okudu
Puan vermedi·148 syf.·
21 günde okudu
·
2025 6. kitabı
Hermann Hesse
8/10 · 47,1bin okunma
Tanrı konusunda açıklamalar istemenin hiçbir yararı yoktur; bu konuda bir yığın güzel sözler işitebilirsiniz, ama aslında bunların hepsi içi boş sözcüklerdir. Aynı şekilde, aşk konusunda ansiklopediler devirebilirsiniz, ama aşkın ne olduğunu bilemezsiniz. Öğretmen konuştu: "Tanrı'nın var olduğunu ya da var olmadığını kanıtlamayı kimse başaramayacak. Hayatta bazı şeyler var ki sadece yaşanır ama kesinlikle açıklanamaz. Sevgi bunlardan biridir. Sevgiden başka bir şey olmayan Tanrı da açıklanamaz. İnanç çocuklara özgü bir deneyimdir, İsa'nın bize öğrettiği o büyülü anlamda: 'Göklerin Krallığı çocuklara aittir.' Tanrı kafanızın içine asla girmeyecektir. O'nun geçtiği kapı kalbinizdedir."
Siddhartha, "Ne sağır, ne körmüşüm," diye geçirdi içinden. "Anlamını çıkarmak istediği bir yazıyı okuyan biri, işaretleri ve harfleri küçümsemez; yanılsama, rastlantı ve değersiz bir kabuk diye bakmayıp okur, inceler ve sever onları, her harf karşısında böyle davranır. Oysa dünya kitabını ve kendi varlığımın kitabını okumak isteyen ben ne yaptım, önceden varsaydığım bir anlam uğruna işaretleri ve harfleri hor gördüm, görüngüler dünyasına yanılsama, dedim; kendi gözümü ve kendi dilimi nasılsa var olmuş değersiz nesneler saydım. Olamaz böyle şey, geride kaldı bu, artık uyandım, gerçekten uyandım ve ancak bugün açtım dünyaya gözlerimi."
Govinda buna şöyle karşılık verdi: "Pek çok şey öğrendik, Siddhartha, öğreneceğimiz daha pek çok şey var. Kısır döngü içinde dolanıp durmuyoruz, yukarı doğru ilerliyoruz sürekli, çember dediğin bir spiraldir, birçok basamağını da çıktık bu spiralin." Siddhartha sordu bunun üzerine: "Bizim en yaşlı Samanamız, bizim saygıdeğer öğretmenimiz kaç yaşındadır sence?" Govinda, "Altmışında vardır belki," diye cevap verdi. Siddhartha: "Altmış yaşına geldi, öyleyken Nirvana'ya ulaşamadı. Yetmişine, seksenine gelecek, sen de, ben de, biz de onun kadar yaşlanacağız, egzersiz yapacak, oruç tutacak ve murakabeye dalacağız. Ama Nirvana'ya ulaşamayacağız asla, o da ulaşamayacak, biz de. Ah, dostum Govinda, öyle sanıyorum ki, ne kadar Samana varsa hiçbiri, ama hiçbiri Nirvana'ya ulaşmayacak. Ele geçireceğimiz tek şey kimi avuntular, kimi duyarsızlıklar olacak, birtakım beceriler elde edeceğiz ve bunlarla aldatacağız kendimizi. Ama asıl önemli olan şeyi, o yollar yolunu bulamayacağız."