İran mitolojisinden edebiyatımıza girmiş olan hümâ ya da hümây, iki özelliğiyle ünlenmiş bir kuştur.
1. Gölgesi kimin başının üzerine düşerse o kişi dünyanın en bahtlı, en saygın kişisi olur. (Kutlu, uğurlu, mesut' anlamındaki hümâyûn kelimesi de bundan türemedir). Lâmiî'nin bu beytinde de hümânın 'mutluluk, uğur' anlamındaki devlet ve gölge anlamındaki sâye ile birlikte geçmesi bundandır.
2. Bu kuş kemikle beslenir. Bu nedenle üstühân-hâr, üstühân-düzd üstühân-rend, üstühân-reng, üstühân-rübâ (kemik yiyici) gibi adlarla da bilinir. Bu özelliğini Sadî çok güzel işlemiştir: 'Huma kuşunun sair bütün kuşlardan üstün olmasının sebebini bilir misin: Kemikle beslenmek pahasına dahi olsa hiçbir canlıya zarar vermez.'