"Olmazdı giriftâr-ı kafes böyle cihânda
Hoş nağme ile gelmese güftâra kanarya"
Kanarya, güzel nağmelerle şakımasaydı, dünyada böyle kafes mahkûmu olmazdı.
Eskiler, "Marifet, iltifata tâbidir." derler. Ancak yine eskilerden kalan bir söz, "meyveli ağacın taşlanacağını" haber verir. Râşid, ikinci atasözüne riayet ederek bir meziyet sahibi olmanın, olumsuz neticeler doğuracağını belirtmiştir. Nitekim kanarya da her ötüşünde türlü türlü güzel ses çıkardığı için kafese konmuştur.
Şair, bu düşüncesinde haksız da değildir. Görüntüsü ve sesi ile insanı cezb eden kanarya, bu özelliklerinden ötürü kafese konarak tabiatından soyutlanır. Onun çile çekmesinin sebebi, sahip olduğu meziyetlerdir. Râşid bu misali, insanların da faziletli ve hünerli oldukları ölçüde cefa çekeceklerini ima etmek için vermiştir. Çünkü bir hüner, tebrik ve takdir topladığı gibi, haset ve gıybeti de çeker. Çoğu zaman yapılan güzel bir iş, onun bitmemesini yahut kötü sonuçlanmasını isteyenlerin saldırılarına maruz kalır. Râşid, hayatında bu türden müdahalelere maruz kaldığından olsa gerek, kanaryanın durumu ile kendi durumunu bağdaştırmıştır.