7/10
·560 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:31
İnceleme Spoiler İçerir Yazarın tüm kitaplarını okumuş ve Babil kitabı ile Haşhaş Savaşı serisini çok çok seven biri olarak bu kitabında sıkılmak beni üzdü. Kitap daha çıkmadan zaten çok patırtı koparmıştı. Bu kitabı okumadan şu şu kitapları, bu bu metinleri okuyun vs diye listeler falan paylaşılıyordu. İnsanda bu kadar dolu dolu, göndermeli bir kitabı dümdüz okursam bir şey anlamam diye düşünüyor. Ama alakası yok, Dante yada mitoloji hiç bir şey bilmeseniz de kurguyu anlayabilirsiniz. Tüm göndermelere hakim olmak zorunda hissetmediğiniz sürece sorun yaşamazsın. Kurguya gelecek olursak yazarın mutsuz/gri sonları meşhur olduğu için hep Peter'ın eninde sonunda öleceğini bekliyordum, asıl beklemediğim geri dönmesi oldu. Yani yazar mutlu sonla beni şaşırttı, hiç onluk değildi sanki. Hikaye aslından fikren cok güzeldi, büyü sistemi de ilginçti, özgündü kabul. Ama bize büyünün nasıl işlediğini anlatıp sonra su paradoksu kullanacağım diyip geçse mesela çok daha akıcı olurdu kitap. Sürekli bir bilgi bombardımanına tutuldum sanki. Başlarda bir iki bu nedir diye bakayım dedim ama sonu bucağı gelmiyor, bir de yazar zaten kitapta uzun uzun açıklıyor sürekli. Cehennem katmanları, tasvirleri güzeldi ancak yolculuk çok uzadı gibi. Olaylar kısa sürede gerçekleşiyor aslında ama çok ayrıntı okuyoruz, yoruyor. Yine yazarın başka bir imzası da gri/anti kahramanları ana karakter yapmasıdır. Ben şimdiye kadar bir şekilde gri de olsa sevmiştim tüm ana karakterleri, Rin koyu gri Robin açık griydi bence ama yinede sevmiştim. Alice ise gri degildi, finale kadar gayet net bir siyahtı. Yok akademik ortamdaki rekabet, yok akıl hocasının kötülüğü ve etkisi, yok hırsı vs. yaptıkları için hep bie bahanesi vardı ama zaten cehennemdeki tüm karakterlerin durumu buydu, nedensiz salt kötü olmak
1000Kitap
KatabasisR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 2025670 okunma
10/10
·120 syf.·
2026 20. kitabı
“Bil ki senin işlediğin hayırlı ameller Allah'ın sana ihsanındandır. Allah'ın huzuruna kabul etmediği biri namaz dahi kılamaz. O nedenle kula ait hiçbir şey yoktur.” Ahir zamanda göğsü daralmayanımız var mı? Ruhumuza ağır gelen bir zamanın, göğsümüzde bir nefeslik ferahlık bulamadığımız zamanın fanileriyiz… Belki hiçbir çağda çinde bulunduğumuz zaman kadar işgal edilmemişti insanlığın zihinleri ve kalpleri… Bunda şüphesiz teknolojinin gelişmesiyle hayatımıza karışan çoğu şeyin, değişen anlayış ve zihniyetin de payı var. İnsanlık: hakikatten uzaklaştı. Gözlerimizi kapadığımız gerçekler göğsümüzde birikiyor.. Hazların peşinden koşarken içimizdeki bunalımı nereye kadar erteleyebileceğimiz konusunda en ufak fikrimiz de yok.. Evet göğsümüz daralıyor… Kitabın adını gördüğümde bu sebeple heyecanlandım. Kitap da hacim olarak küçük olmasına rağmen derinlikli yapısıyla okurunu bu konuda yanıltmıyor. Şüphesiz nefsin peşinden koşarken daralan göğsümüz, daralma sırasını bu satırları okurken nefsimize bırakıyor. Hoşumuza gitmese de haz vermese de hakikati duymak sabredip sebat edersek göğsümüze genişlik olarak dönecek inşAllah. Yazar olası sebepleri on üç başlık altında hadis ve ayetlerle de destekleyerek açıklamış. Okurunu sıkmayan anlaşılır bir yapısı var kitabın. Okuruna dua eden kısımlarda göğsümüze amin inşirahları göndermelik ara ara açıp okumalık bir eser. Yazarın kalemine sağlık ve Allah onu istediği gibi fâcirlerden eylesin … Kitap ve sevgiyle…
Ve Bazen Göğsümüz DaralırYasin Taçar · Tin Yayınları · 202629 okunma
Reklam
10/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 08:43
“Can “ kelimesi hayat içerisinde ne kadar basite indirgenerek geldi bu zamana kadar. Ağzımıza peselenk olan kelime ya da cümlelerin gerçekten söylenme zamanını hiç düşünüyor muyuz acaba? Ağzımızdan çıkan her cümle ile sınanma kapısı açtığımızın keza. Kelimelerin doğru yerde ve doğru zamanda kullanılmasını çok uzun zaman önce rafa kaldıran bir toplum olduk. Biraz buna mecbur bıraktılar ee biz de pek engel olmadık hemen uyum sağladık. “Seyir” kitabından sonra kolay kolay alaşağı eden bir kitap süreci olmadı. Ama konu alaşağı olmaktan ziyade yukarıya çıkabilme ve uygulamaya geçme hali. Sabır ve sebat konusunda iyi olmadığımız için belki de tökezleme hali. Sosyal medyanın kölesi olup “ Anı Yaşa” mottosu altında sadece cümleyi kullanmak adına yapılan tüm eylemler sadece yolun yarısına dahi götürmüyor. Anda kal diyince insanlar kafalarında bambaşka kombinler hayal ediyor. Susmayan bir zihne en iyi cevap ona vermem gereken tek cevaptır.” Ben şu andayım , yürüyorum, okuyorum, yapabiliyorum…” geçmişi ve geleceği karıştırmadan. Kimse size hafızanızı sıfırlayın da demiyor. Sadece o rüzgara kapılmaman gerektiğini unutma diyor aslında da bizim hamurumuz çok yatkın kurban rolüne… Kitaba gelince konu bağlamı içine girmeyi tercih etmiyorum. Pandemi zamanında geçmesi bir beni o zamanlara götürmedi değil. Belki çoğumuzun kendisi ile yüzleştiği bir dönemdi, bazılarımız uyandı, bazılarımız uyanmadı ve hala uyuyor. Tüm gardınızı indirmişken hiç tanımadığınız bir adama ne kadar kendinizi emanet edebilirsin dedirtti bana? Kilit kelime belki de “güven ve tevekkül” . Hepimizin hayatı aslında planlanmış şekilde karşımızda duruyor. Farkına varıp varmamak bizim tekamül sürecimiz . O sırada karşımıza çıkan insanlar ise ya ömür boyu yoldaşlarımız ya da sınavımızın sadece bir
1000Kitap
Can BorcuPiraye · Mona Kitap · 20241,020 okunma
10/10
·520 syf.··
2026 5. kitabı
·
168 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 21:45
İsm-i A'zam'ın hakkına ve Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın hürmetine ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın şerefine, bu Mektubat'ı bastıranları ve mübarek yardımcılarını ve Risale-i Nur talebelerini Cennetü'l-Firdevs'te saadet-i ebediyeye mazhar eyle. Âmîn... Ve hizmet-i imaniye ve Kur'aniyede daima muvaffak eyle. Âmîn... Ve defter-i hasenatlarına Mektubat Mecmuasının herbir harfine mukabil bin hasene yazdır. Âmîn... Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlas ihsan eyle. Âmîn. Yâ Erhamerrâhimîn!.. Umum Risale-i Nur şakirdlerini iki cihanda mes'ud eyle. Âmîn... İnsî ve cinnî şeytanların şerlerinden muhafaza eyle. Âmîn... Ve bu âciz ve bîçare Said'in kusuratını affeyle. Âmîn... Umum Nur Şakirdleri namına Said Nursî Mektubat - 524
MektubatBediüzzaman Said Nursî · Envar Neşriyat · 19964,470 okunma
Geçmiş Günü Elerken - Kadir Mısıroğlu..
Puan vermedi·208 syf.··
2026 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 23:16
Kadir Mısıroğlu'nun hatıratını okumaya başladım. Kendi adıma kıymetli bilgiler edindim. Rahmetli tipik bir Trabzon insanı. Mutasavvıf bir ailede yetişen Mısıroğlu kitabın girişinde annesi, babası, dedesi ve nenesinden; Trabzon'daki çevresinden, Trabzon'un tarihinden önemli kesitler sunuyor. Mesela bu tarihi bilgilerden birisi Trabzon'un iki önemli valisinden birisi Giritli Sırrı Paşa. Zannediyorum bu vali rahmetli Şehit Bayram Ali Öztürk Hoca'nın da mezuniyet tezini yazdığı Giritli Sırrı Paşa ile aynı şahıs. Bu da benim kendi hikayemin bir parçası... Kadir Mısıroğlu 4 yaşına kadar yürüyememiş daha sonra bir dilencinin tarif ettiği tedavi yöntemiyle beraber yürümeye başlıyor. Kadir gecesinde doğan Mısıroğlu'na dedesinden dolayı Paşa, kadir gecesinden dolayı da Kadir ismi konulmuş. Etrafında kötü gördüğü şeyleri şiir yazarak hicivle tenkit eden Mısıroğlu bizim Hazreti Fatih Yılmaz'a benziyor. Bahçelerinde yetişen incirleri satarak kitap satın alıp okuyan Kadır Mısıroğlu bahçedeki karaağacın üstüne çıkıp şiirler okuyup nutuk çekermiş. O hitabet kalitesinin nereden geldiğini şimdi daha iyi anlıyoruz. Bir şeye çocukluktan başlamak insanları büyüdükçe bambaşka bir kapasiteye getiriyor. Bunun bir benzerini de yine çocukluğunu Trabzon'da geçiren Erbakan Hoca'nın büyüdükleri konakta oyunlar icad edip oyunlar kurması paralar basması ilerleyen senelerde kendisini bir lider olarak görmemizi pekiştiren hareketler olarak görüyoruz. İyi bir lider ve iyi bir hatip aslında kendini çocukken belli ediyor da denebilir tabii.. Kadir Mısıroğlu Futbol hakkında şunu söylüyor: "Şu yaşa kadar topa ne elim ve ne de ayağım değmiştir. Hayatta hiçbir maçı seyretmiş adam da değilim. Hatta televizyonda bile!.. Çocukluğumdan itibaren evimizde top menfur ilân edilmişti. Çünkü babamın ilk gençlik
Edebiyat
Geçmiş Günü Elerken - 1Kadir Mısıroğlu · Sebil Yayınevi · 2014437 okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2026 28. kitabı
İnanç aydınlığı ve inkar karanlığı arasında yüzyıllardır süren savaşı tüm detaylarıyla ele alan bir kitap. İnanmanın insana sağladığı huzurdan ve inkarin insana verdiği huzursuzluktan bahsediyor. Bölüm bölüm ilerleyen kitap insana okuma kolaylığı sağlıyor. Bilgi verirken sıkmadan,uzatmadan ayetlerle beraber açıklayarak ilerliyor. Okuması rahat ve anlaması kolay bir kitap. İnanan insanların sahip olması gereken tüm iyi özelliklerden bahsediyor. İnkar edenlerin ise nasıl bahaneler arkasına saklandıklarıni tüm gerçekliği ile gözler önüne seriyor. Sonunda ise kimsenin kacamayacagi ahiret gününden bahsederek kitabı sonlandiriyor. Benim dış kapak, tasarım ,yazı puntosu ve sayfa sayısı olarak beğendiğim bir kitap oldu. Tavsiye ederim. Alıntılar : Çünkü insan inandığı gibi yaşamadığında yaşadığı gibi inanmaya başlıyor. Sınanmayan hiçbir insan yoktur. Kimi zaman varlıkla kimi zaman darlıkla, kimi zaman şerle kimi zaman hayırla. Eğer Rabbinizin sürekli sizi görüp gözettiğini biliyor ve hissediyorsanız O'nun emirlerini uygulamak size zor gelmez. Ne kadar zorluk olursa olsun buna katlanırsınız. Ama hiç kimseden ümit kesilmez... Hiç kimsenin de garantisi yok.. Niceleri yolculuğa geç başlar ama pişmanlık ve samimiyetiyle öyle yol alır ki yıllardır yolda olanları geçebilir. Sen bir imtihandasın. Bu imtihanda hayırla sınandığın gibi şerle de sınanıyorsun. Sevdiğin şeyler başına geldiği gibi sevmediğin şeylerle de karşılaşıyorsun. Senin ilk ataların Adem ile Havva'nın şu yeryüzüne ayak bastığı zamandan bu zamana kadar geçmişi hızlıca bir düşün. Sıkıntı, zorluk çekmeyen tek bir insan var mı? Peygamberlere bir bak. En büyük sıkıntıları onlar çekmedi mi? Senin bir ayrıcalığın mı var ki sıkıntısız bir hayat beklentisi içerisindesin ? Ey insan, yol yakınken, can kuşu tende iken gel
İnsanın HikâyesiSoner Duman · Timaş Yayınları · 2025125 okunma
Reklam
Reklam