Filistin halkının gösterdiği direnç, modern dünyanın en uzun süreli adaletsizliklerinden birine karşı tarihte ender rastlanan bir istikrar ve sebat örneğidir. Zorla yerlerinden edilmelerine, yıkımlara, kuşatmalara ve susturma çabalarına rağmen teslim olmadılar. Sömürgeci düzenin dayattığı sınırlar ve senaryolar karşısında ne tamamen militarize oldular ne de bütünüyle pasifize edildiler. Yer yer taşla, yer yer kelimeyle, bazen sessizlikle ama en çok da hafızayla direndiler.
Sayfa 9
Bazı eserler karşısında hissettiğimiz büyülenmenin kaynağı nedir? Hayranlık ilk bakışta doğar. Daha sonra ise nedenleri dışavurmak için ortaya koyduğumuz sebat içindeki bir inatçılıkla, bütün bu güzelliğin, ancak gölgeyi ve ışığı alt edebilen ve bunları yetkinleştirerek, biçimleri ve dokuları yeniden oluşturan- bardağın şeffaf mücevheri, deniz kabuklarının çok hareketli dokusu, limonun aydınlık kadife yumuşaklığı- bir ressam fırçasının çalışmasını ince ince araştırarak kendini gösteren bir ustalığın meyvesi olduğunu keşfetsek bile, bu, başlangıçtaki göz kamaşmasının gizemini ne ortadan kaldırır ne de açıklar.
Sayfa 181 - Kırmızı Kedi Yayınevi
Reklam
"Başarısızlık öğrenilmiştir. Başarılı olmak da öğrenilebilir."
Sayfa 10
Geç ve güç elde edilmiş kudrete merhamet eşlik etmez.
Sayfa 77 - Kapı Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Yoksulun Konumu
Mal sahipleri ve dilenciler: Her değişime, her yenileştirici kargaşaya karşı çıkan iki kategori. Toplumsal sınıfların iki ucunda yer aldıklarından, iyi ya da kötü yönde her değişiklikten çekinirler: Benzer biçimde yerleşiktirler, birileri bolluk içindedir, ötekiler yoksunluk içinde. Onların arasında çırpınanlar, zahmet çekenler, sebat edenler ve ümit etme saçmalığını iş edinenler yer alır – anonim ter, toplumun temeli. Devlet onların kansızlığıyla beslenir; onlar olmasaydı yurttaş fikrinin ne kapsamı ne gerçekliği olurdu; keza lüksün ve sadakanın da: Zenginler ve berduşlar Yoksul’un asalaklarıdır.
Kadınlar, gerektiğinde hapishane duvarlarına mavi gökyüzünün resmini çizebilirler. Çileler yanarsa, daha fazlasını eğirirler. Ekinler tahrip olursa, hemen daha fazlasını ekerler. Hiçbir şeyin bulunmadığı yerlere kapılar çizer, bu kapıları açar, oradan yeni yollara ve yeni hayatlara geçerler. Vahşi doğa devam edip hüküm sürdüğü için kadınlar da sebat edip hüküm sürerler.
Sayfa 212·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam