Sabah uyanan çocuğunuzun dengeli bir kahvaltı yapması bir hayal olamaz. İlave şeker içermeyen yapay bir aromalı süt, kakaolu fındık kreması, reçel ya da meyve nektarı görünümlü şeker bombası içmemesi hayal olamaz. Okuluna gittiğinde her arkadaşının beslenme çantasında getirdiği ev yapımı kekler, sandviçler, kuruyemişler, kuru meyveler hayal olamaz. Çocukların teneffüste mutlulukla yedikleri meyveler hayal olamaz. Kantine gittiğinde sadece temel beslenmesi için gereken suyu, meyveyi, sebzeyi, yoğurdu, ayranı, kefiri görmesi hayal olamaz. En sevdiği şarkıcıların en zararlı ürünlerin reklamında oynamaması hayal olamaz. En sevdiği futbol takımının dünyada zararları kanıtlanmış ve obezitenin bir numaralı sorumlusu olarak kabul edilen fast food markalarıyla sponsorluk yapıp; "Taraftarlarımız bu menüleri alsınlar." dememeleri hayal olamaz. Markete adım attıklarında yüksek şeker içeren neredeyse her ürünün üzerinde en sevdiği çizgi film kahramanlarının olmaması hayal olamaz. Her türlü mecrada bu endüstriyel ürünlerin çekici kampanyalarla, promosyonlarla, hediyelerle satılmaması hayal olamaz. "Ben çocuğuma bunları yedirmiyorum" diyen bir annenin ya da babanın toplumda dışlanmaması, ayıplanmaması, ötekileştirilmemesi hayal olamaz. Şu anda birçoğu hayalden öteye gitmeyen bu "temenniler" başta bireysel farkındalık, sonrasındaysa toplumsal bilinçlenmeyle inşallah bir gün hayal olmaktan çıkacak, gerçeğe dönüşecektir.