Olan, şimdi var olan her şey
belirsiz, karışık, yetersiz, ikincil görünür bize,
kendi kendimizi ancak bütün bu şimdi var olan
şeylerin bir önsözden, geleceğin güzel romanının
uzun, sıkıcı bir önsözünden başka bir şey olmadığını düşünerek avuturuz kendimizi. Bütün insanlar, bilerek ya da bilmeyerek, bu inançla yaşarlar. Ansızın biri onlara bir saat içinde tümünün öleceğini söyleyecek olsa, yaptıkları, yapmış
oldukları her şeyin onlar için hiçbir hazzı, hiçbir
tadı, hiçbir değeri olmazdı. Geleceğin aynası olmasa, güncel gerçeklik aşağılık, iğrenç, anlamsız görünürdü. Yeniden karşılaşmalara, utkulara, yükselişlere, terfilere, çoğalışlara, ele geçirmelere,
unutmalara umut bağlatan yarın olmasaydı, insanlar yaşamaya razı olmazlardı. Yarının uzak kokusu
olmasa, bugünün kara ekmeğini yemezlerdi.