seçil çilek

Çocuksu cehennem dogması rahiplerin bir uydurmasıdır, acımasız bir varsayımdır, kendileri kadar bayağı, kendileri kadar aşağılık bir Tanrı oluşturmaya başlamış cübbeli namussuzlar tarafından ileri sürülmüştür. Dolayısıyla, bu tiksinç puta kendi tutkularını en iyi okşayacak her şeyi söyletebilmeye, kendilerine özellikle kadın ve para sağlayabilmeye çalışmaktadır. Toplumun yapması gereken en akıllıca şey, beş para etmez bu döküntüleri, bu miskinler yığınını kökten temizlemekten, bu pisliklerin tek özlemi ise paraya ve kadına sahip olma hakkıdır.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bütün düzenbazlar mucize gösterdi, bütün salaklar da onlara inandı. Bir mucizenin hakikatine beni ikna edebilmek için, sizin mucize dediğiniz olayın doğa yasalarına mutlak anlamda zıt olduğuna emin olmam gerekir, çünkü mucize olarak görülebilecek tek şey doğadışı olandır. İyi ama doğayı kim yeterince biliyor ki tam da o noktada doğanın durduğunu ya da o noktada engellendiğini ileri sürmeye cesaret edebilsin? Sözde bir mucizeye itibar edebilmek için iki şey gerekir: bir hokkabaz ve her şeyden etkilenen birileri. Seninkilere de başka köken aramaya hiç kalkma! Bütün yeni çömezler bunu yaptı; işin ilginci, hepsi de kendilerine inanacak sersemler bulabildi. Senin İsa’n Tuvanalı Apollonius’un yaptığından daha eksantrik bir şey yapmadı ama yine de kimse çıkıp Apollonius’u bir tanrı olarak görmedi; senin şehitlerine gelince, bunlar kesinlikle senin kanıtlarının en cılızı. Şehit olabilmek için yalnızca coşku ve direnç gerekir, karşı davayı savunanlar da bana senin kadar şehit gösterebilirler, birinin diğerinden daha Şehit olduğuna asla yeterince inanç duyamam: tersine, her iki tarafın da içler acısı halde olduğunu varsaymam pekâlâ mümkün
Sayfa 25·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
ÖLÜM DÖŞEĞİNDEKİ ADAM Başlı başına kanıta ihtiyaç duyan şeyleri kanıt olarak kabul etmemi sağlıklı bir mantıkla benden nasıl bekleyebilirsin? Kehanetin kanıt olabilmesi için, öncelikle bu kehanetin olduğuna kesinlikle inanmam gerekirdi; tarihe kayıtlı olduğunda ise, benim için, dörtte üçü çok şaibeli olan tüm diğer tarihsel olgulardan başka bir güce sahip olamaz. Bunların yalnızca çıkarcı tarihçiler tarafından bana aktarılmış olduklarını da buna eklersem, gördüğün gibi, kuşku duymaya daha fazla hakkım olacaktır. Bu kehanetin sonradan yapılmadığına, adil bir kralın idaresinin mutlu bir hükümranlık olması ya da kışın don yapması gibi en basil politik bileşiminin etkisi olmadığına beni kim inandırabilir? Bütün bunlar böyleyse, kanıtlanmaya bu denli ihtiyaç duyan kehanetin kendisinin bir kanıt olabileceğini nasıl düşünebilirsin?
Sayfa 24·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce

seçil çilek

, bir kitabı okumaya başladı
Kolektif
8.6/10 · 517 okunma