Seni tanımıyorum ama denk geliyorsun işte;
Sıradan bir kitabın orta sayfasında,
Bir yoksunluk cümlesinde,
Bir şiirin en acıyan yerinde,
Yağmur sonrası gökyüzünde,
Yalnızlığın yedi renginde... Kitaplarla konuşuyorsun benimle sonra izlediğim bir filmde karşıma çıkıyorsun ansızın. Dedim ya, tanımıyorum seni. Karşımda durup sadece susuyorsun. Nefesinin sıcağını bile bilmezken sessizliğinle üşüyorum!
Kalem, kalemtraş, silgi, defter, kuru-sulu-pastel boya, beslenme çantası, yapıştırıcı, termometre, kağıt, dosya, kravat ve her 10 okul çantasından 9'u Çin malı. "İlim Çin'de bile olsa gidip alınız" diyen peygamberin buyruğunu, "ilimi boşveriniz, malları alınız" şeklinde anlamışlar
Böylesi Yaşamak Değil
Aynı zil sesleriyle uyanmak uykulardan
İki kara zeytin tanesi atıştırmak
Hep aynı yollardan geçmek mi yaşamak?
Bir masanın, bir tezgahın başında
Tüketmek bir günü daha
Hep aynı otobüslerde
Yorgun yüzlere eklenmek mi?
Akşamlarında bir kara kutuda
Yitirmek mi anlamı
Aynı saatlerinde yatıp gecelerin
Hep aynı şeylere uyanmak mı?
Çekilebilir kılmak için yaşamı
Çekilmez şeylerin tuzağına kapılmak mı?
Erişmek varken dostlukların tadına
Bir eşyanın boş düşüyle oyalanmak mı?
Değil be kardeşim, değil
Böylesi yaşamak değil!
Yaşamak…
Yeşermek bitkiler gibi
Yaşamak…
Dönüşmek geleceğe
Güçlü ellerle kavrayıp çelişkiyi
Birlikte dövüşüp
Birlikte büyütmek
Geleceği.