Dayanılması gereken ağır bir zaman var. Can çekişen yıldızlar, küsmüş bir gökyüzü var. Ağaçlar, evler, köprüler, fırınlar, kırık camlar, fabrika atıkları, yangınlar, zehir kusan dumanlar var. Takma saçlar ve sakallar, takma kalpler, kafalar var. Elektrik ve telefon kabloları var. Eskiciler, yeniciler, dilenciler, gezgin satıcılar, kediler, başıboş köpekler, hamamböcekleri, fareler, çeşit çeşit yaratıklar var. Olup bitmeyen, bitip de olmayan şeyler var. Daracık sokaklar, akmayan sular, kesilmiş yollar, çalınan ve çalınmayan kapılar var. Gidip de dönememekler, bakıp da görememekler var. Bir yığın acı, gözyaşı, yalan, talan ama gene de bir parçacık umut var.
"Yokları saymaya gerek yok."