Yeşil (Yeni Yalan Zamanlar - 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1448
Gösterim
Adı:
Yeşil
Alt başlık:
Yeni Yalan Zamanlar - 1
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
372
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054764051
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Baskılar:
Yeşil
Yeşil (Cep Boy)
Yeşil
İlk kez 1994 yılında Yeni Yalan Zamanlar adıyla yayımlanan Yeşil, hem İnci Aral’ın yazarlığında yeni bir dönemeç oluşu hem de bugünün Türkiye’sini o zamandan görebilmesiyle önemini sürdürüyor. Dinsel baskı ile yetişmiş, aile içi cinsel taciz mağduru genç bir kadınla umutsuz, intiharın eşiğinde genç bir gazetecinin imkânsız aşkları çevresinde, eski eser kaçakçısı bir dayı, köşe dönmüş bir fotoğrafçı, tarikatçı punk sevgili gibi tiplerle gelişen anlatı Aral’ın sonraki romanlarının da temellerini attığı bir eser.

Yeşil, dokunaklı aşk hikâyesine koşut olarak politik bir kurguya da sahip. Dinci ideolojiye dayalı bir siyasi parti iktidara gelmiş ve anayasayı değiştirmiştir. Bir kaos ortamında olmaz sanılan şeyler olmaktadır. Bu arada yönetimin sanat düşmanı yasakçı tutumu yüzünden üretemez duruma gelmiş sanatçılar gizli bir merkezde toplanarak zararsız, suya sabuna dokunmayan eserler üretmeye zorlanırlar.

Yeşil, yoğun içeriği ve ilginç kurgusuyla yeni bir dil ve duygu iklimi yaratan ve bizi inanmadığımız gerçekler ve kolayca inandığımız yalanlarla yüzleşmeye davet eden sarsıcı bir roman.
472 syf.
·4 günde·6/10
İlk kez okudum İnci Aral... Seri kitap ile tanışmış olduk. Pek beğendiğim söylenemez bu kitabı. Ama hiç beğenmedim de diyemem.

Beğenmediğim kısımları söylemekle başlamalıyım sanırım ve uyarımı yapıyorum derine inmeden ve yüzeysel kitaptan ayrıntılar yer alabilir:
Bu kişiseldir herkes aynı olamaz. Ben bir romanda yazarın siyaset ve dinle ilgili göndermelerini tekrar tekrar gözümüze sokarak göstermesini doğru bulmuyorum. Kitap roman olmasaydı inceleme araştırma hatta deneme olmuş olsaydı istediği kadar göndermeler yapabilirdi. Ancak roman olduğu için beni boğdu. Elbette yazar kaleminde kendinden bir şeyler yansıtacak. Buradaki ayrımı anlamak önemli. Tekrar tekrar bahsetmesi aynı şeylerden bu beni sıktı.

Onun dışında ise romanda bir bütünlük yok. Karışık bir anlatımı var. Bu kimine batmaz kimine batar. Beni çok rahatsız etmedi açıkçası. Daha karışık kitaplar okumuş olduğum için. Kim kiminle ilişki içerisinde labirent gibi ve ben çıkışı bulmakta çok zorlandım. Aşk- ihtiras konuları ile klasik Türk dizilerini andırmış olsa da, Anadoluyu yansıtmıyor. Modernleşmiş toplum özellikleri vardı en başta. Öyle sanmıştım. Sonra devam etti. Devam ederek son sayfalara geldiğim sıralarda beni mahvetti. Baştan beri cinsellik üzerine kurulmuş kadın erkek ilişkileri hep ön plandaydı. Toplumsal yozlaşmalar, binbir türlü maskeler arkasına saklanmış sahte ruhlar...
Tam burada durup başa sarıyorum. Kitapta gözlemci olarak bir yazar var hikaye yazan. Yarattığı karakterler canlanıyor. O karakterlerle konuşuyor sohbet ediyor. Buradaki olay en başta anlaşılmıyor. Aceba kitaptaki karakter olan yazar tanıdıklarını mı anlatıyor ya da yazdıkları kitaptan fırlayıp günlük yaşamında karşısına mı çıkıyor anlaşılmıyor. Daha sonra anlıyoruz ki karakterler dışarı çıkmış.
Sonra bazı karakterler kendi yaşamlarını anlatıyor. Bir bakıyorum ki baş karakterin hayatı ve o hayatı anlatış tarzı, duygusallığa soktu beni. Çünkü çocukken tecavüze uğramış hem de baba yerine konulmuş amca tarafından... Sonra anlaşılıyor o kadının hayatının neden rezil bir hal aldığı...
Sonra sorgulamalar işte. Nedenler niçinler...

Günümüz meselelerini her türlü bulabilirsiniz kitapta. Baskıcı aileler, öylesine yetişmiş çocuklar, doyumsuz gençlik...
Aslında ne doğru ne yanlış bunun ayrımını yapmak çok zor sanki. Zaten belki de bundan dolayı beş olasılıklı son yazmış kitaptaki yazar ve bizim yazarımız. Seçim bize bırakılmış.
Akıcı anlatımını, karakterlerin içsel konuşmaları ve ruhsal sürtüşmelerini ise beğendiğimi söylemezsem olmaz.

Kitabın son bölümü ile ilk bölümü bağımsız olarak okunmuş olsa ve orta kısımlardan haberdar olmamış olsak bu kitaba öykü kitabı bile denilebilir. Giriş kısmında aksiyon gerilim varken, sonuna gelince trajedi dram entrika ağırlıklı bir yazı görüyoruz. Kısacası ne ararsanız var:)

Birkaç başka kitap arasından sonra seriye diğer kitapla devam edeceğim...
472 syf.
·5 günde·5/10
İnci Aral'ın üçleme halinde yazdığı serinin ilk kitabını bitirmiş bulunmaktayım. Sadece okuduğum kitaplardan farklı bir anlatımı olduğu için kendimi zorlayarak bitirdiğim bir kitap. Okumasam da olurdu. Dilerim serinin diğer kitapları da bu kadar sıkıcı olmaz.
472 syf.
"geçmişin üzerine sünger çekemiyorum. oysa bunu yapmadıkça ne kendimle ne de dışımdaki görüntülerle dolaysız ilişki kurmayı başaramayacağımı biliyorum. beylem, bütün bu davranışlarımın olgunlaşmamışlığımın göstergesi olduğunu söylüyor. peki tamam. kim benim katilim öyleyse?"
472 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitap bir romanın yazılış sürecini romanın kahramanlarını yazarın bu kahramanlara müdahale etme sürecini anlatıyor. Yazarı zorla alıkonulan bir yerde görüyoruz. Daha sonra oranın yetenekli sanatçıları zorla alıp eserlerini tamamlamaya zorladıkları bir kurum gibi bir yer olduğunu öğreniyoruz. Aslında kitap çok karmaşık. Bir yandan romanı yazarın kahramanları yönlendirmesini okuyorsunuz. Bir yandan kahramanları kendi ağzından okuyorsunuz. Gerçekten okurken zorlandığım bir roman oldu. Kitapta aile içi cinsel istismarı yozlaşan toplum değerlerini kadınların bir şeye zorlandığı gibi bir çok okuyoruz. Her şey çok karmaşık. Sanki böyle oturulmuş ve aniden yazılmaya karar verilmiş gibi. Olaylar kurgular arası belirli bir bütünlük yok. Okurken yoruluyorsunuz. Özellikle son sayfalara doğru kitap geçip kitap bilmiyor. Seri romanı olduğu için ümidim diğer iki romanda. Umarım bir şeyler devam kitaplarında yoluna girer.
Özgürlük insanın kendi kafasındaki yasak ve kalıplardan kurtulmasıyla başlar.
İnci Aral
Sayfa 246 - Kırmızı Kedi Yayınevi-8. Baskı
Tutunmayı istediğim her şeyin, ellerimin arasından kayıp gittiği bir dünyada, bir şeyin hızla başka şeye, değerlinin değersize ve değersizin değerliye, tarihin paçavraya, düşüncenin hiçliğe, gölgenin karanlığa ve uzağın kolayca yakına dönüştüğü bu dünyada bana hiç şans tanındı mı? Hep hazırlıksız yakalanmadım mı olup bitenlere? Pek azını görmem gereken zamanda görerek, olacaklar olup bittikten, sürecekler sürüp gittikten sonra yüzeyden yanıtlar bulmaya çalışmadım mı sorularıma?
İnci Aral
Sayfa 349 - Kırmızı Kedi Yayınevi-8. Baskı
Anımsayamamak güzeldir.Belirli aralıklarla beş-on yılda bir, dip bucak bir temizlik yapıp eski kayıtları silmek ve yeni kayıtlar için yer açmak gereklidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeşil
Alt başlık:
Yeni Yalan Zamanlar - 1
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
372
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054764051
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Baskılar:
Yeşil
Yeşil (Cep Boy)
Yeşil
İlk kez 1994 yılında Yeni Yalan Zamanlar adıyla yayımlanan Yeşil, hem İnci Aral’ın yazarlığında yeni bir dönemeç oluşu hem de bugünün Türkiye’sini o zamandan görebilmesiyle önemini sürdürüyor. Dinsel baskı ile yetişmiş, aile içi cinsel taciz mağduru genç bir kadınla umutsuz, intiharın eşiğinde genç bir gazetecinin imkânsız aşkları çevresinde, eski eser kaçakçısı bir dayı, köşe dönmüş bir fotoğrafçı, tarikatçı punk sevgili gibi tiplerle gelişen anlatı Aral’ın sonraki romanlarının da temellerini attığı bir eser.

Yeşil, dokunaklı aşk hikâyesine koşut olarak politik bir kurguya da sahip. Dinci ideolojiye dayalı bir siyasi parti iktidara gelmiş ve anayasayı değiştirmiştir. Bir kaos ortamında olmaz sanılan şeyler olmaktadır. Bu arada yönetimin sanat düşmanı yasakçı tutumu yüzünden üretemez duruma gelmiş sanatçılar gizli bir merkezde toplanarak zararsız, suya sabuna dokunmayan eserler üretmeye zorlanırlar.

Yeşil, yoğun içeriği ve ilginç kurgusuyla yeni bir dil ve duygu iklimi yaratan ve bizi inanmadığımız gerçekler ve kolayca inandığımız yalanlarla yüzleşmeye davet eden sarsıcı bir roman.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0