Sağlıkla esenlikle Seyahat ya Rasulallah!
Hazret mihrapta ayak üzere dururken hemen Ebî Vakkas oğlu Sa'd hazretleri elimden yapışarak Hazret'in huzuruna götürüp, "Sadık âşığın ve müştak ümmetin Evliyâ kulun şefaatin rica eder" deyip Hazret'e götürdü. "Mübarek ellerini öp" deyince ağlamaklı olup mübarek ellerine küstahane dudaklarımı vurup heybetinden, "Şefaat yâ Resulallah" diyecek yerde, "Seyahat yâ Resulallah" demişim. Hemen Hazret tebessüm edip, "Allah'ım, şefaati, seyahati ve ziyareti sağlık ve esenlikle kolaylaştır" deyip Fâtiha dediler.
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım. Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ hayrânıyım.. Ali Ulvi Kurucu
Şiir
Reklam
"Kur'an'ı okuyun. Çünkü Kur'an, kendisini okuyanlara kıyâmet gününde şefaat edecektir." (Müslim, Müsafirîn 252) Efendimiz (s.a.v) (Hadis)
Din İslam
Cânını cânâna kurban eyliyor pervâneler, Bezm-i vaslın neş'esinden, gaşyolur mestâneler, Âşıkın gözyaşlarından, doldu hep peymâneler, Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım. Mücrimim gerçi, Muhammed Mustafâ hayrânıyım..
Şiir
*ÂB-I HAYAT - 4859* Büyükler buyurdular ki; Bu sonlu hayatın sonunda mutlaka hesap vardır. Sevaplar bir tarafa, haramlar, günahlar bir tarafa konulacaktır. Ağır gelen taraf dünyadakinin tersine, yukarı kalkacaktır. İmanla ölmek kaydıyla orada şefaatler vardır. En başta Peygamberimiz "aleyhissalatü vesselam" olmak üzere kademe kademe şefaatler olacaktır. Mübarek, *"günahı büyük olanlara ben şefaat edeceğim"* buyuruyor. Dolayısıyla şefaatten ümitliyiz. Yeter ki imanımızı muhafaza edelim. Bir insan için en kötü musibet; o kişinin, imanlı olduğuna inandığı halde imansız olarak ölmesidir. Esasen bu duruma düşmekten çok korkmalıdır. Unutmamalı ki, ya öfkeyle veya başka bir sebepten insan küfre düşebilir. Hele büyüklere itiraz çok tehlikelidir. *Huzur Pınarı* huzurpinari.com
Alıntı
bu bir araştırmadır herhangi bir toplumu kötüleme değildir
Gülbank veya gülbang; yapılacak bir işin hayırla sonuçlanması, sağlık, esenlik, başarı veya şükür amacıyla toplu halde okunan, belirli bir ritmi ve kalıplaşmış ifadeleri olan dualara verilen isimdir. Kelime anlamı olarak "bülbül sesi, güzel ses, zafer narası" gibi manalara gelir.Gülbank duası hakkında öne çıkan bazı özellikler şunlardır:Okunuş Şekli: Genellikle yüksek sesle, ahenkli, secili (iç kafiyeli) ve melodik bir yapıda okunur. Duanın sonunda genellikle "Allah, eyvallah", "Hû" veya salavat getirilir.Kullanım Alanları: Geleneksel Türk ve Osmanlı cemiyet hayatında, özellikle tekkelerde, tarikat ayinlerinde, esnaf toplantılarında (ahi teşkilatı) ve yemek dualarında sıkça kullanılmıştır.Günümüzdeki Yeri: Günümüzde en yaygın örneklerini Alevi-Bektaşi cem ibadetlerinde (cemselâm, lokma duaları vb.) ve bazı büyük camilerde (özellikle Cuma namazı öncesi müezzinler tarafından okunan dualarda) görmek mümkündür.Detaylı metin yapıları ve ritüeller hakkında bilgi almak için TDV İslâm Ansiklopedisi kaynağını inceleyebilirsiniz. Gülbank duası, tek bir kalıplaşmış metinden ibaret değildir; okunduğu yere, amaca ve geleneğe (Alevi-Bektaşi, Mevlevi, Yeniçeri/Mehter, Cami müezzinliği) göre farklı sözleri ve çeşitleri bulunur. Gülbankların ortak özelliği, genellikle ritmik, kafiyeli (secili) bir dille yazılması ve katılımcıların aralarda yüksek sesle "Allah Allah" demesidir. [1, 2, 3, 4] Kullanım alanlarına göre en bilinen gülbank sözleri ve örnekleri şunlardır: ## 1. Alevi-Bektaşi Geleneğinden Genel Gülbank Örneği En yaygın olarak cem ibadetlerinin başında, sonunda veya yemeklerden (lokmalardan) sonra okunan standart bir gülbank şu şekildedir: "Bismişah, Allah Allah! Akşamlar hayrola, hayırlar fethola, şerler defola. Müminler ber-murat ola, münkirler matola, münafıklar berbat
1000Kitap
Reklam
Reklam