SELÂM
Selâm sana ey ak nûrlar sahibi,
Seni candan sevmiş idi son Nebi...
Sen ki geldin, nûrlar saçtın cihana,
Benim gönlüm hasretinle hep yana...
Derd-i derûnuma derman eriştir,
Gecemin gündüzü yok, bu ne iştir?..
Şefaat eyle ey Kâbe'nin mumu,
Ben sana bağladım hep umudumu...
Sensin Son Nebi'nin kokladığı gül,
İşte ben de oldum, bir garip bülbül!..
Ebü'd-Derdâ [radıyallahu anh], Allah Resûlü'nün şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
"Her kim, kardeşinin arkasından onun haysiyet ve şerefini korursa, kıyamet günü onun haysiyetini korumayı Allah üzerine almıştır."
Değer nüh âsumâne her günâhım yâ Rasûlallah
Erer çerha onunçün her gün âhım yâ Rasûlallah
Her günâhım dokuz kat gökleri aşacak boyutta ey Allah'ın elçisi;işte o yüzden her gün ettiğim ahlar ta feleğe yükseliyor...
İnsanlar ancak (tevhid üzere, Allah’ın dinini ikame eden) tek bir ümmetti. İhtilaf ettiler. Şayet Rabbinden, evvelden verilmiş bir söz/hüküm olmasaydı anlaşmazlığa düştükleri şeyde aralarında hükmedilirdi.
“Ona Rabbinden bir ayet/mucize indirilmesi gerekmez miydi?” diyorlar. De ki: “Gaybın (bilgisi) yalnızca Allah’a aittir. (Ne zaman ve kime ayet/mucize vereceğini bir tek O bilir.) Bekleyin (bakalım)! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”
(10/Yûnus, 19-20)
183- Her asırda bir müceddid geleceği iddiası
184- Evreni yöneten kutupların, gavsların varlığı
185- Tarikat şeyhleri gibi kimselere özel şefaat kontenjanları ayrıldığı iddiası