"İçimde kocaman bir yas var, Bu sefer hepsi kendime...🖤"
1000Kitap
içine sefer etmeyen, Dünya’yı dolaşsa ne? Kendini görmeyen, âlemi görse ne? Gören de O'dur, gösteren de O.. Sen, görmeyi gözden mi sandın?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
fizik okumaliydim... bugün CERNe yine ve yeniden başvurdum. başvuru mektubuna size çok fazla başvurdum nolur bu sefer bari beni alın yazdım.. adam olmaz zillinin tekiyim.
update on my silly life
Biraz daha sakin bir şiirle geldim bu sefer.
Mavilikler Dinleseydin belki beni, Duysaydın biraz derinliklerimi; Daha naif bakardım maviliklere, Her gün biraz daha ölmezdim. Kıyamadım ki sana hiçbir zaman; Dinledim seni, duydum seni. Umudunu maviliklerden koparmadım Ki umudunu kaybetmeyesin sen. Bir kere bakmadın maviliklere baktığın gibi, Ben de bakamadım bir daha o kadar naif. Duyamadım o kadar saf, Yaşayamadım o kadar gerçek.
Şiir
İnsan, Yaratan’ı unuttuğunda kendi özünü, sınırlarını ve buradaki varlık sebebini de unutuyor. Kendini var eden mutlak gücü devre dışı bırakınca, bu sefer etrafındaki yaratılmış şeyleri (makamı, parayı, gücü, eşyayı veya kendi egosunu) gözünde büyüterek onlarda kayboluyor. Kaynağından kopan nehirlerin kuruyup yönünü kaybetmesi gibi...
1000Kitap
"Avam (halk) tabakasının gönlü dünyalık için kırılır, istediği bir dünyalığa kavuşamayınca mahzun olur." Bu sözü duyunca mahzun olan ben :'). Her şeye üzülmek için fırsat arayan biriymiş gibi hissettim. Neden küçücük şeylere bile çok büyük anlamlar veriyorum, bilmiyorum. Anlam arayışını abarttım mı diye düşünüyorum bazen. Bir şeyleri çözümlemeye, derinlerde manalandırmaya çalışırken, bu durum beni andan uzaklaştırıyor, değil mi? Yaşamaya neden bu kadar mana veriyorum. Beni yaşayan bir varlık yapan ne? Bedenim, kalbim, ruhum ya da zihnim mi? Ruhum diye düşünüyorum ama ruhum bu dünyada zindanda gibi. Dar geliyor bedenim. Ruhum ne istiyor, yok olmak mı yoksa var olmak mı? Anın tadını çıkarmak neden bu kadar zor? Anın tadını çıkarmak dünyalık peşinde koşmamak gibi geliyor bana. Dünyalık isteklerin sonu gelmiyor çünkü. Zaten ne zaman bir şeyi çok istesem, onu kaybediyorum ya da ulaşamıyorum. Bu sefer de umutsuzluğa yaklaşıyorum. Vasatı, orta yolu bulmak, ifrat ve tefrit arasında gidip gelmek bir sınav.