Puan vermedi·952 syf.··
2026 31. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:18
Bazı romanlar öyle bir cümle ile başlar ve öyle bir cümle ile biter ki;bende ‘’Anna Karenina’’romanın cümlesi ile başlayıp ‘’ Middlemarch’’son cümlesi ile bitireyim "Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır." Herkes birbiri ile mutlaka bir yerde bir iletişimi vardır metaforu ile başlayan uzunca bir roman.. Kasabadaki her birey, farkında olsun ya da olmasın, birbirinin hayatına dokunur. Birinin mali çöküşü, diğerinin evliliğini; birinin dedikodusu, ötekinin kariyerini etkiler. Eliot, toplumu biyolojik bir organizma gibi ele alır. Middlemarch, büyük kahramanlıkların veya tarihi zaferlerin romanı değildir. Aksine, "isimsiz ve sıradan hayatların" dünyaya yaptığı katkıyı yüceleştirir. Romanın o meşhur, sarsıcı final cümlesi eserin tüm özünü özetler: "Dünyanın iyiliği, kısmen tarihe geçmemiş eylemlere bağlıdır; eğer işler sizin ve benim için olduğu kadar kötü gitmiyorsa, bu yarıda kalmış sadık hayatlar yaşayan ve kimsenin ziyaret etmediği mezarlarda dinlenen insanlar sayesindedir." George Eliot, hayatta büyük ideallerimizin çoğunun toplumsal gerçeklerin duvarına çarpıp kırılacağını, ancak yine de şefkat, empati ve küçük de olsa doğru eylemlerle yaşamanın hayatı anlamlı kıldığını söyler. Döneminin ötesinde bir psikolojik derinliğe sahip olan bu eser, bugün bile insan ilişkilerini anlamak için en iyi rehberlerden biri olabilir...
MiddlemarchGeorge Eliot · Yapı Kredi Yayınları · 2025533 okunma
Kitap Yorumu Ve Özetidir Spoiler !!
9/10
·400 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:44
Karanlık Tutkular serisinin üçüncü kitabı Aşka Düşünce'yi an itibarıyla bitirmiş bulunmaktayım. Açıkçası kitabın ilk 20-30 sayfasını okurken beni biraz sıkacakmış gibi hissettim. Hatta serinin diğer kitaplarına göre daha yavaş ilerleyeceğini düşündüm. Ancak yaklaşık 50-60 sayfa sonrasında hikâye öyle bir açıldı ki elimden bırakamadım. Hatta şu an için seride en sevdiğim kitabın bu olduğunu söyleyebilirim. İlk iki kitapta kadın karakterleri erkek karakterlerden daha çok sevmiştim. Erkek karakterler de güzeldi ama benim için kadın karakterler daha ön plandaydı. Bu kitapta ise durum tamamen tersine döndü. Ras benim için kitabın yıldızıydı. Tam anlamıyla bir green flag karakterdi. Koruyucu, anlayışlı, sabırlı ve sevdiği kadın için her şeyi göze alabilecek bir adamdı. Gemma'yı da sevdim fakat bazı noktalarda ona sinir olduğumu söylemeliyim. Evet, çocukluğundan beri baskı altında büyütülmüş, ailesi için yaşamaya zorlanmış bir karakterdi ama yine de bazı gerçekleri daha erken görmesini ve bazı kararları kendi adına almasını isterdim. Bu yüzden zaman zaman beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Konuya gelecek olursak, Gemma'yı ilk kitaptan zaten tanıyoruz. Kendisi Vale'nin kardeşi. Vale ve Damiano'nun hikâyesini ilk kitapta okumuştuk. Gemma ise yıllardır ailesinin beklentileri doğrultusunda yaşayan, kendi hayatını ikinci plana atan bir karakter. Babasının baskısıyla Rafael ile evlenmek zorunda bırakılıyor. Aslında bu evliliği istemiyor fakat ailesinin zarar göreceğine inandığı için kabul ediyor. Ras ise Damiano'nun en güvendiği adamlardan biri ve uzun zamandır aile için çalışan biri. İlk kitaptan beri Gemma ve Ras arasında bir çekişme olduğunu görüyorduk. Sürekli birbirlerine laf sokuyorlar, birbirlerini sinir ediyorlar ama aynı zamanda aralarında inkâr edilemez bir çekim de
Aşka DüşünceGabrielle Sands · Artemis Yayınları · 2025214 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
··
Beğendi
"Bazı insanlar sevmeyi, kendinden vermek sanıyor." Bu kitap bana sevginin bazen bir sığınak değil, insanın kendini kaybettiği bir labirent olabileceğini hatırlattı. Sayfalar boyunca başkalarının hikâyelerini okurken, kendi sustuğum yerlerle de karşılaştım. Birini çok sevmenin, onun için sürekli eksilmek olmadığını... Beklemenin, sabretmenin ve affetmenin her zaman sevgi anlamına gelmediğini... Ve insanın en çok da kendine şefkat göstermeyi öğrenmesi gerektiğini...
Aşırı Seven KadınlarRobin Norwood · Epsilon Yayınları · 20191,045 okunma
Puan vermedi·325 syf.··
2026 5. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 23:29
Algernon’a Çiçekler Geçen ay kitap kulübümüzde okuduğumuz kitaptı. Aradan zaman geçmesine rağmen zihnimde dolaşmaya devam ediyor. Sanırım onun hakkında bir şeyler yazmanın zamanı geldi. Bazı kitaplar vardır; okurken hikayeyi takip edersiniz. Bazıları ise sizi takip eder. Sayfayı kapattıktan günler sonra bile bir cümlesi aklınıza gelir, bir karakteri içinizden çıkmaz. Algernon’a Çiçekler benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir soru kaldı: Bir insanı değerli yapan şey gerçekten zekası mı? Charlie ameliyat öncesinde daha mı az insandı? Daha mı az sevilmeye layıktı? Bence Daniel Keyes’in cevabı çok net: Hayır. Charlie’nin hikayesini okurken kendimi sık sık rahatsız hissederken buldum. Çünkü kitap yalnızca Charlie’yi anlatmıyor; bizim insanlara nasıl baktığımızı da gösteriyor. Toplum olarak çoğu zaman başarıyı, eğitimi, zekayı ve yeteneği ön plana çıkarıyoruz. İnsan olmanın değerini ise çoğu zaman bunlarla ölçüyoruz. Oysa Charlie bize başka bir şey öğretiyor. İnsan olmanın başlangıç noktası zeka değil. Şefkat. Anlayış. Merhamet. Sevgi. Belki de bu yüzden Charlie’nin en saf hali kitabın en unutulmaz hali olarak kalıyor. Algernon’a Çiçekler benim için bir bilim kurgu romanından çok daha fazlasıydı. İnsan ruhunun yalnızlığını, kabul edilme ihtiyacını ve sevilmek için ne kadar çabaladığımızı anlatan bir yolculuktu. Charlie’nin zekasının yükselişini değil, kalbinin kırılışını okudum. Kitap bittiğinde geriye yalnızca bir hikaye Algernon'a Çiçekler kalmadı. Bir insanın anlaşılmak istemesinin ne kadar evrensel bir duygu olduğunu yeniden hatırladım. Ve son sayfayı kapattığımda içimden yalnızca şu geçti:
Duygu ve Düşünce
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
Sarılmak iyileştirir
8/10
·456 syf.··
2026 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 09:56
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk, çocukluk döneminde yaşanan travmaların insanlar üzerindeki etkilerini anlatan oldukça etkileyici bir kitap. Bruce D. Perry ve Maia Szalavitz tarafından yazılan bu kitapta, gerçek hayattan alınmış olaylar ve çocukların yaşadığı zorluklar anlatılıyor. Kitabı okurken bazı bölümlerde çok üzüldüm, bazı bölümlerde ise insanların yaşadıkları tüm zorluklara rağmen iyileşebildiğini görmek beni etkiledi. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri, psikolojiyle ilgili bilgileri sıkıcı ve ağır bir şekilde anlatmaması oldu. Yazarlar, yaşanmış hikâyeler üzerinden konuyu anlattıkları için kitabı okumak daha kolay ve ilgi çekici hale geliyor. Özellikle sarılmanın ne kadar önemli olduğunu bilsem de, bunun psikolojik etkisini bu kitapta okumak beni ayrıca sevindirdi. Hatta oğlum olduktan sonra sarılmayı gerçekten öğrendim desem yeridir. Önceden sarılmayı biraz zayıflık gibi görürdüm. Hâlâ diğer insanlara karşı bu konuda tamamen değişmiş değilim ama oğlumla bu sorunu çözdük. Bu da bana sevginin ve fiziksel yakınlığın sandığımdan çok daha önemli olduğunu gösterdi. Özellikle çocuklukta yaşanan olayların bir insanın karakterini ve hayatını ne kadar etkileyebileceğini görmek beni düşündürdü. Kitap sadece psikolojiye ilgi duyan kişiler için değil, çocuklarla vakit geçiren herkes için faydalı olabilir. Çünkü çocukların bazı davranışlarının altında aslında çok farklı nedenler olabileceğini gösteriyor. Bu yüzden kitabın insanlara daha anlayışlı ve empati kurabilen bir bakış açısı kazandırdığını düşünüyorum. Genel olarak bu kitabı beğendim. Hem düşündüren hem de insana yeni şeyler öğreten bir eser. Çocuk psikolojisi ve insan davranışlarıyla ilgilenen herkese tavsiye ederim.
Köpek Gibi Büyütülmüş ÇocukMaia Szalavitz · Koridor Yayıncılık · 202510,5bin okunma
Puan vermedi·275 syf.··
2026 1. kitabı
·
92 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 01:47
İçindeki bir çok kişiye veda eden Zeze, Zeze'ye veda eden ben oldum sanki.. Onun ilk kitapta çocukluğuna bu kitapta da ufak ufak büyümesine yakından şahit olmuşum gibi hissettim. Vedalarındaki o hüzne kadar hissettirdi Hemen 3. Kitabına başlayıp nasıl bir yetişkin olduğunu öğrenmem gerek..
1000Kitap
Güneşi UyandıralımJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202342,9bin okunma