7/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:38
İstanbul Hatırası bitti ve Ahmet Ümit, öyle bir ters köşe yaptı ki içim sızladı. Başkomiser Nevzat'a öyle üzüldüm öyle üzüldüm ki kitap sonunda -insaf be Ahmet Hoca bir karaktere de bu kadar yüklenmez ki! Nedir bu Nevzat'ın senin kaleminden çektiği yahu! Finalin şokundayım. Yedi tepeli şehirde adalet aramak hiç bu kadar ağır olmamıştı. Uzun süre etkisinden çıkamam herhalde. Kitap; dünden bugüne İstanbul'un nasıl var olduğunu süreçleri kralları mitolojileri tarihini ve önemli eserlerini de anlatır. İstanbul Hatırası Ahmet Ümit Hatice Emin
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,2bin okunma
Kitap Yorumu Ve Özetidir Spoiler !!
9/10
·400 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:44
Karanlık Tutkular serisinin üçüncü kitabı Aşka Düşünce'yi an itibarıyla bitirmiş bulunmaktayım. Açıkçası kitabın ilk 20-30 sayfasını okurken beni biraz sıkacakmış gibi hissettim. Hatta serinin diğer kitaplarına göre daha yavaş ilerleyeceğini düşündüm. Ancak yaklaşık 50-60 sayfa sonrasında hikâye öyle bir açıldı ki elimden bırakamadım. Hatta şu an için seride en sevdiğim kitabın bu olduğunu söyleyebilirim. İlk iki kitapta kadın karakterleri erkek karakterlerden daha çok sevmiştim. Erkek karakterler de güzeldi ama benim için kadın karakterler daha ön plandaydı. Bu kitapta ise durum tamamen tersine döndü. Ras benim için kitabın yıldızıydı. Tam anlamıyla bir green flag karakterdi. Koruyucu, anlayışlı, sabırlı ve sevdiği kadın için her şeyi göze alabilecek bir adamdı. Gemma'yı da sevdim fakat bazı noktalarda ona sinir olduğumu söylemeliyim. Evet, çocukluğundan beri baskı altında büyütülmüş, ailesi için yaşamaya zorlanmış bir karakterdi ama yine de bazı gerçekleri daha erken görmesini ve bazı kararları kendi adına almasını isterdim. Bu yüzden zaman zaman beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Konuya gelecek olursak, Gemma'yı ilk kitaptan zaten tanıyoruz. Kendisi Vale'nin kardeşi. Vale ve Damiano'nun hikâyesini ilk kitapta okumuştuk. Gemma ise yıllardır ailesinin beklentileri doğrultusunda yaşayan, kendi hayatını ikinci plana atan bir karakter. Babasının baskısıyla Rafael ile evlenmek zorunda bırakılıyor. Aslında bu evliliği istemiyor fakat ailesinin zarar göreceğine inandığı için kabul ediyor. Ras ise Damiano'nun en güvendiği adamlardan biri ve uzun zamandır aile için çalışan biri. İlk kitaptan beri Gemma ve Ras arasında bir çekişme olduğunu görüyorduk. Sürekli birbirlerine laf sokuyorlar, birbirlerini sinir ediyorlar ama aynı zamanda aralarında inkâr edilemez bir çekim de
Aşka DüşünceGabrielle Sands · Artemis Yayınları · 2025215 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hiç kimsenin yorum yapmadığı o kitap ve hayatlar hakkında
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:03
(Öncelikle spoiler içeren kısımlar olduğunu belirtmek isterim) Bu kitap hakkında neredeyse hiç konuşulmadığını fark ettim, tıpkı yıllardır Filistin'deki zulmü hakkıyla konuşmadığımız gibi. O yüzden bu kitap hakkında bir yazı paylaşmayı kendime borç bildim. Açıkçası bu yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve tereddütle başladım, "Acaba güzel midir?" diye çok düşündüm ancak dediğim gibi kitap hakkında yorum yapan kimseyle karşılaşmadım. Objektif olursam kitabın yazım dili başta hikayeyi ve akışı anlamamı engelledi. Ancak sonradan alışıyorsunuz. Hatta kitabın uslubu diğer kitaplardan çok daha lezzetli gelmeye başladı. Kitapta bahsi geçen coğrafyadan da anlaşılacağı üzere savaştan, zulümden, acıdan, kayıplardan, aşktan ve dahi hayatın içindeki her şeyden bahsediyor. Aslında bizimle aynı hayatı yaşıyorlar. Ancak bizim kaldıramayacağımız kadar ağır kederlerle birlikte. Bizim âşık olduğumuz, sevdiğimiz, kavuşmayı beklediğimiz gibi son derece masum hisler duyuyorlar. Ancak düğün sabahlarında şehit haberini alıyorlar. Gelinlikle kontrol noktasında bekliyorlar. Her zaman güçlü olmaları gerektiğini birbirlerine hatırlatmak zorunda kalıp tenhada mahvoluyorlar ancak hepimizden daha çok umut dolular. Kitabın en hoş yanı gerçekten savaş ve bu kadar zulmün altında biz sadece aç, susuz ve korkuyorlar zannediyoruz. Ama onların gerçekleri bizim zanlarımız kadar basit değil. Deli gibi mezar kazan, mezarlar sürekli doluyor diye ağlayan gençler var. Hapsedilen eşinin fotoğrafını belki bulurlar diye yırtmak zorunda kalıp ışık açıkken yapamadığı için ışıkları kapatıp yine de eşine kıyamayan bir kadın var. En acısı ne biliyor musunuz? Bir mezar var, başında 8 tane kadın bekliyor. Herkes şehidi kendi şehidi sanıyor. Çünkü naaşı tanınmayacak halde. Mezarda bekleyen kadınların sayısı her gün tek
Duygu ve Düşünce
Gazze Düğünleriİbrahim Nasrallah · Ketebe Yayınevi · 20269 okunma
Puan vermedi
Bazen bir hikaye sadece yaşananları anlatmaz. İnsanın neden kaçtığını, neden susmayı seçtiğini ve en önemlisi…bir gün neden geri dönüp yüzleştiğini anlatır. Şehirde Güneş – Bilge Sinan Kitap Güneş’in hayatı üzerinden ilerliyor. Dışarıdan bakınca sıradan bir şehir hayatı gibi. Kendi düzenini kurmaya çalışan,ayakta durmaya çalışan genç bir kadın. Ama içeri girdikçe anlıyorsun ki bu sadece yeni bir hayat değil… aynı zamanda bir kaçış. Güneş’in hayatına giren insanlar onun hayatına farklı şekillerde dokunuyor. Biri daha baskın ve sahiplenici, diğeri daha sakin ve anlayışlı.Güneş bu iki farklı yaklaşım arasında kalırken aslında en büyük mücadeleyi kendi içinde veriyor. Çünkü ne kadar yeni bir hayat kurmaya çalışsa da geçmişi peşini bırakmıyor. Zamanla Güneş’in aslında Güneş olmadığı ortaya çıkıyor. Gerçek adı Zehra. Köyde yaşadığı ağır bir olaydan sonra her şeyi bırakıp kaçmış. Sevdiği insanla yaşadığı ilişki, çevrenin baskısı ve gördüğü şiddet… hepsi onu başka birine dönüşmek zorunda bırakmış. Ama insan ne kadar kaçarsa kaçsın bazı şeyler peşinden geliyor. Hikaye ilerledikçe Güneş artık kaçmayı bırakıyor. Geçmişiyle yüzleşiyor, yaşadıklarını anlatıyor ve ilk defa kendi hayatının kontrolünü eline almaya başlıyor. Bu süreçte gerçek sevginin ne olduğunu da fark ediyor. Çünkü sevgi bazen sahiplenmek değil, sadece yanında durmak. Hazırsanız… ilk bakışta sade duran ama içine girdikçe ağırlığını hissettiren o hikayelere birlikte yaklaşalım… Belki de mesele anlatılanlar değildir…belki de mesele o hikayeler bittikten sonra içimizde sessizce kalmaya devam eden şeylerdir.
Şehirde GüneşBilge Sinan · Düş Kurguları Yayıncılık · 20255 okunma
Puan vermedi·304 syf.·
2026 113. kitabı
#OkudumBitirdim Onu Sevdiğim Zamanlar/Kemal Varol Kemal Varol'un "Onu Sevdiğim Zamanlar" Romanı yazarın yazdığı son, benimse yazardan okuduğum ilk kitabı oldu. Roman, iki farklı zaman diliminde geçiyor, anlatıcılarımız Elenore, içinde bulunduğu 2019 Paris’ini, diğer anlatıcı Kenan ise 1980 lerin Türkiyesini anlatıyor. Bir yanda Elanore'un 2019'un Paris'inde ,deli gibi aşık oldugu Tunus asıllı Fransız Julien Samir, Arap baharının başlamasıyla içindeki milliyetçilik duyguları ağır basarak terkettiği Elenore'yi Paris'te yalnızlığa terkediyor. Diğer yanda, Türkiye’deki 1980 darbesinin gölgesinde Diyarbakır'a bağlı Arkanya'da yaşayan Kenan'ın kasabasında yaşadığı ailesi ve toplumundaki dışlanmışlık ve yalnızlığı.Bu iki farklı hikayenin ,iki farklı şehirde iç içe geçmiş, bölümler arasındaki geçişleri muhteşem eseri okurken yüreğimi yakan ayrılıklar ve acıların nasıl aynı noktada birleştigini şaşırarak okudum. Yazar, adeta ciğerimizdeki son nefese göz dikmiş. Kitabı bitirdiğimde içimde birbirinden bağımsız ama derin izler bırakan acı, tatlı hisler buldum. Bir acıya mı, acılara mı; bir aşka mı, aşklara mı dair yazılmış? Yoksa kavuşmaya ya da kavuşamamaya mı? Adını koyamadım. Sürprizler hep beklenene değil, hiç beklenmeyene dairse; bırakın, hayat böyle de güzel dedirtti kitap bana. Kalemine sağlık Kemal Varol. Yolu farklı, konusu alışılmadık olsa da bu kitap muhteşem bir edebiyat ürünü. Son sayfasına kadar heyecanla merakla okuduğum, ters köşeyle karşılaştığım şaşırtıcı bir Roman olsa da, sonu daha iyi olabilirdi diyorum.
Onu Sevdiğim ZamanlarKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,989 okunma
9/10
·632 syf.··
2026 76. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:53
"İnsanlık özgürlüğe kavuştuğunda gerçekten özgür mü olur, yoksa yeni efendiler mi yaratır?" Dune Sapkınları, Frank Herbert'in altı kitaplık destanının belki de en az konuşulan ama en önemli halkalarından biri. Tanrı İmparator Leto Atreides'in ölümünün ardından geçen yaklaşık bin beş yüz yıl boyunca insanlık, onun tasarladığı Altın Yol'un etkileri altında yaşamaya devam etmiştir. Ancak artık eski düzen sona ermiş, insanlık evrenin bilinmeyen bölgelerine doğru büyük bir göç gerçekleştirmiştir. Tarihe "Dağılım" olarak geçen bu olay, Dune evrenini geri dönülmez biçimde değiştirmiştir. Kitap, işte bu değişimin sonuçlarını anlatıyor. Dağılım'a katılan milyarlarca insanın torunları geri dönmeye başlamıştır. Ancak geri dönenler, ayrıldıkları insanlar değildir. Yeni kültürler, yeni teknolojiler, yeni düşünce biçimleri ve en önemlisi yeni güç odakları ortaya çıkmıştır. Bene Gesserit Kardeşliği, binlerce yıldır olduğu gibi olayları perde arkasından yönlendirmeye çalışsa da bu kez karşısında alışık olmadığı bir rakip vardır: Onurlu Analar. Onurlu Analar'ın sahneye çıkışıyla birlikte kitapta hissedilen tehdit duygusu giderek büyüyor. Frank Herbert onları yalnızca yeni bir düşman olarak tanıtmıyor; aynı zamanda Dağılım'ın insanlığı nasıl değiştirdiğinin bir yansıması olarak sunuyor. Onların yöntemleri, güç anlayışları ve evrene bakış açıları Bene Gesserit'in temsil ettiği her şeyle çatışıyor. Bu nedenle kitap boyunca yalnızca iki örgütün mücadelesini değil, iki farklı insanlık anlayışının savaşını okuyoruz. Romanın merkezindeki en önemli karakterlerden biri Sheeana. Genç yaşına rağmen kumsolucanlarını kontrol edebilme yeteneğine sahip olması onu yalnızca Arrakis için değil, tüm insanlık için önemli bir figür haline getiriyor. Leto Atreides'ten sonra kumsolucanları ve baharatın
1000Kitap
Dune SapkınlarıFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20212,805 okunma