"Topal Asker" Şiirini Bilir misiniz?
Topal Asker Ey saçları “alagorsan” kesik hanım kız! Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız! Bacağımla alay etme pek topal diye. Bir sorsana o topallık bana nereden hediye ? Sen Şişli’de dans ederken her gece gündüz, Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz Yaylaları geçtik, karlı dağları aştık; Siz salonda dans ederken bizler savaştık . Ey dudağı kanım gibi kıpkırmızı kız, Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız! Olan işler dimağını azıcık yorsun! Biliyorum elbisemle eğleniyorsun; Biliyorum baldırını o kadar nazla Örten bir tek ipek çorap kıymetçe fazla Benim bütün elbisemden... Hatta kendimden... Biliyorum: Çünkü bugün şu dünyada ben Neyim? Bir hiç... İşe güce yaramaz topal... Sen sağlamsın, senin hakkın, dünyadan zevk al: Çünkü orda düşmanlarla boğuşurken biz
Doktor MBC soruyor
ÖLEN KULUN HÂLİ
Bir gün Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, bir cenazeye rastladı ve onun hakkında: “Bu ölen, rahat etmiş veya kendisinden rahat edilmiş kimsedir.” buyurdular. Ashâb-ı Kirâm: “Yâ Resûlallah! ‘Rahat eden veya kendisinden rahat edilen’ ne demek?” diye suâl edince şöyle buyurdular: “Mümin kul ölmekle, Allâhü Teâlâ’nın rahmetine kavuşup dünyanın sıkıntı ve yorgunluğundan rahata erer. Fâcir bir kul ise ölmekle, diğer kullar, beldeler, ağaçlar ve hayvanlar (onun günahları sebebiyle uğradıkları şerden ve bereketsizlikten) kurtulup ondan rahata ererler.” ÂŞÛRÂ GÜNÜ OLMUŞ VE OLACAK BAZI HÂDİSELER Muharrem ayının onuncu günü, Âşûrâ günüdür. Âşûrâ gününde çok büyük ve mühim hâdiseler meydana gelmiştir. Fakîh Ebu’l-Leys Semerkandî Hazretlerinin beyanına göre Âşûrâ günü meydana gelen hâdiselerden bazıları şunlardır: • Yerlerin ve göklerin yaratılması. • Hz. Âdem aleyhisselâm’ın tevbesinin kabul edilmesi. • Hazret-i Mûsâ aleyhisselâm’ın, Firavun’un şerrinden kurtulması ve Firavun’un helâk olması. • Hazret-i İbrâhim aleyhisselâm’ın dünyaya gelmesi ve Nemrud’un ateşinden kurtulması. • Hz. Eyyûb aleyhisselâm’ın, hastalıktan şifâ bulması. • Hazret-i Yûnus aleyhisselâm’ın, balığın karnından kurtulması. • Hazret-i Süleyman aleyhisselâm’a saltanat verilmesi. • Hazret-i Nûh aleyhisselâm’ın gemisinin, Cûdî Dağı üzerinde durması. • Hazret-i Hüseyin Efendimizin (r.a.) şehit edilmesi de Âşûrâ günü olmuştur.
Aşura günü
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Uyanmayı, ölüm anına bırakmayın." ★ Abdülkadir Geylani
Alıntı
Yâ Hüseyin...
Bugün 10 Muharrem, Peygamberin göz bebeği İmam Hüseyin bugün şehit edildi. Bugün Muhammet ümmetine matem, yezid (Lânetullâhi aleyh) soyuna kutlama günüdür. "Kerbelaya kurup ordusunu kavm-i süfyan, Çekdiler subh sitem-i hancer-i berran ağla. Al u evlad ile ashab-ı Hüseyn oldu şehid, Yalnız kaldı aman seyid-i şeban ağla."
Din
Kerbela'dan bugüne baş eğmeden..
Muharrem ayı geldi mi, Kerbelâ'nın ateşi yeniden düşer yüreklere. Yas yalnız gözlerde değil, canın en derin yerinde tutulur. Çünkü Kerbelâ, bir savaşın değil; susuz bırakılan masumların, zulme boyun eğmeyenlerin ve hak uğruna can verenlerin destanıdır. Günlerce Fırat'a hasret bırakıldı Ehl-i Beyt. Su yanı başlarında akarken, bir damlası çok görüldü Hüseyin'e ve Hüseyin'in canlarına. Çocukların dudakları çatladı, anaların yüreği dağlandı. Çadırlardan yükselen "su" nidaları göğe ulaştı ama zalimlerin taş kesilmiş vicdanlarına ulaşamadı. Ve o gün, Kerbelâ'nın bağrına en büyük acılardan biri düştü. Şah-ı Şehidan Hz. Hüseyin, altı aylık yavrusu Ali Asgar'ı kucağına aldı. Ne saltanat istedi ne de dünya malı; yalnızca susuzluktan kavrulan bebeği için bir yudum su diledi. Fakat merhametin öldüğü yerde, masumiyet de hedef oldu. Bir ok geldi; Ali Asgar'ın narin boğazını deldi. Bebeğin kanı göğe yükselirken, Kerbelâ'nın toprağı bir daha dinmeyecek bir ağıtla mühürlendi. Birer birer düştü Hüseyin'in yarenleri. Kimi kardeş, kimi evlat, kimi can dostu... Sonunda Hüseyin kaldı meydanda tek başına. Ama yalnız değildi; hakkın, adaletin ve hakikatin sesi onunlaydı. Eğilmedi, biat etmedi, zalime boyun vermedi. Baş verdi, yol vermedi. Bu yüzdendir ki biz korkuyu Kerbela da bıraktık.Bugün Muharrem’in 10’u... Göklerin ve yerin matem günü. Yüzyıllar önce Kerbela çölünde, Hz. Ali’nin ve Hz. Fatma’nın oğlu, Peygamberimizin reyhanı İmam Hüseyin ve 72 canı, günlerce susuz bırakılarak zalim Yezid’in ordusu tarafından hunharca şehit edildi. "Eğer ceddim Muhammed'in dini benim ölümüme ayakta kalacaksa, ey kılıçlar alın canımı!" diyerek biat etmeyen İmam Hüseyin, bizlere ölümsüz bir miras bıraktı. O gün Kerbela’da yenilen İmam Hüseyin değil; saltanat, saray ve zulüm sahipleriydi. Kazanan ise
Alıntı
İyi ki varsınız...
Trabzon'un Maçka ilçesi kırsalında, 11 Ağustos 2017'de bölücü terör örgütü mensuplarıyla sağlanan sıcak temas sırasında şehit olan 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik.