sehrayyə

sehrayyə
@sehrayya
oxuduqlarımı unutmamaq üçün 1000k qeyd dəftərimdir.
“İnsanın dünyayı içinde taşıması ayrı bir şey, bunu içinde taşıdığını bilmek ayrı! Bunu bilmediği sürece de bir ağaç; bir taştır o, olsa olsa bir hayvandır. Ama içinde söz konusu bilginin ilk kıvılcımı çaktığında insana dönüşür. Yolda giden iki bacaklıların tümüne, salt iki bacak üzerinde yürüdükleri, doğuracakları yavrularını dokuz ay karınlarında taşıdıkları için insan gözüyle bakmazsınız herhalde? Onlardan ne kadarının balık ya da koyun, ne kadarının solucan ya da kirpi, ne kadarının karınca, ne kadarının arı olduğunu görüyorsunuz sanırım! Doğru, her birinin içinde insan aşamasına yükselme olanakları saklı yatar, ama ancak bu olanakların sezgisine varıldığında, hatta bir bölümüyle onların nasıl bilinçli duruma getirileceği öğrenildiğinde, kendilerine sahip çıkılabilir.”
Pistorius·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ateşe bakmak iyi gelmişti bana, her zaman içimde yaşatmama karşın, asla gereken bakımı ve özeni göstermediğim eğilimleri güçlendirip doğrulamıştı.
Böylesi şekilleri seyretmek; doğanın usdışı, karmaşık ve acayip şekillerinin üzerine teslimiyetle eğilmek, iç dünyamızla bu şekilleri yaratan doğa arasında bir uyumun var olduğu duygusunu uyandırır insanda. Çok geçmeden söz konusu şekillere, bizim kendi kaprislerimizin ürünü gözüyle bakmaya başlar, onları bizim yarattığımız nesneler saymak gibi bir ayartıya kapılırız. Bizimle doğa arasındaki sınırın boşlukta süzülmeye başladığını ve sonunda silinip gittiğini görerek öyle bir ruhla tanışırız ki, gözümüzün retina tabakasında oluşan imgelerin dış etkilerden mi, yoksa iç etkilerden mi kaynaklandığını bilemez duruma geliriz. Başka hiçbir alıştırmada rastlanmayacak kadar basit ve kolay yoldan, bizim ne ölçüde yaratıcı sayılacağımızı, dünyanın yaratılış sürecinde ruhumuzun nasıl durup dinlenmeden rol oynadığını görürüz. Daha doğrusu, gerek kendi içimizde gerek doğada aynı bölünmez Tanrısallık etkinliğini sürdürür. Dış dünya batıp gitse bile, bizlerden biri çıkıp onu yeniden kurabilir çünkü dağ ve ırmak, ağaç ve yaprak, kök ve çiçek, doğada şekillenmiş ne varsa hepsinin örnekleri bizim kendi içimizdedir, bizim ruhumuzdan kaynaklanmaktadır hepsi ve bu ruhun özü sonsuzluktur; biz tanımayız bu özü ama biz onu tanımasak da, söz konusu öz, sevgi gücü ve yaratıcı güç kimliğinde kendini açığa vurur.

sehrayyə

, bir kitap okudu
Puan vermedi·60 syf.·
1 saatte okudu
·
2023 1. kitabı
Emile Zola
8.3/10 · 705 okunma