bir armağan, bir mucize olduğu söylenen şu hayatın saçma sapan bir şekilde bitebileceğinden korktum hep. İçimde böyle bir korku varken de hayatın tam da bu şekilde, yani saçma sapan bir şekilde sürdüğünü anlamadım
ama gerçek daima biraz hüzünlüdür. Gerçeği ararken bir yandan da bulduğumuz anda değiştirmeyi düşleriz. Çünkü aynı zamanda gerçek daima biraz utanç vericidir.
Utanç bizi ikiye böler. İkiye bölünmenin en dayanılmaz yanı, iki parçanın da hâlâ canlı olmasıdır. İnsan herhalde bu yüzden kendini öldürmeye kalkışır. İkisinden biri gitsin, der.
Ama yapamadık, olmadı bir türlü. Bir iki cılız denemeden sonra vazgeçtiğimizi itiraf edemeden vazgeçtik. Bu ağır geldi bize. Vazgeçtiğimiz için bir diyet ödememiz gerektiğini ve bu diyetin ne olduğunu, birbirimize tek kelime söylemediğmiz halde ikimiz de biliyorduk