Selda

Ordusunun kuruluşu tamamlanmamış ve reformun getirdiği sancı ve sıkıntılar içindeki Osmanlı devleti Avusturya ve Rusya'nın baskılarına rağmen mültecileri geri vermedi. Sultan Abdülmecid, Tuna kıyısındaki kalelere sığınan ve başta Kossuth olmak üzere bütün Macar hükümet üyelerinin, Polonya-Macar komutanlarının bulunduğu binlerce kişiye, kendilerinin ve ailelerinin hayat ve şereflerinin teminat altında olduğunu, istedikleri ülkeye gideceklerini, Osmanlı hizmetine girenlerin de rütbe ve mesleklerine uygun görevlere atanacaklarını mülteciler komiseri olarak görevli olan Ahmed Vefik Bey(Paşa) aracılığıyla bildirdi.
Sayfa 279 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
19. yüzyıla kadar Osmanlı toplumunda zenginlik her şeyiyle saklanırdı. Tanzimat döneminden sonradır ki, bazı büyük merkezlerde servetler kendini tüketim ve yatırım alanında kısmen gösterebildi. Bununla beraber ülkenin geniş kısmında yeni zengin ve nüfuzlu sınıfların ortaya çıktığını söylemek güçtür.
Sayfa 258 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Keçecizade Fuad Paşa'ya ait bir nükte vardır; muhaliflerden mürai bir kişi, Babıali'nin parke döşenerek genişletilen caddesini över ve pek münasip bir iş yapıldığını söyler. Paşa da, "Bize atılan taşlarla döşettik" cevabını verir. Gerçekten de Tanzimat yöneticilerine çok taşlar atılmış, onlar da bu taşları bir devri bina etmek için kullanmışlardı. Ilımlı ve uzlaştırıcı bir yol izleyerek karşı görüşlüleri bile planlarını gerçekleştirmek için hizmete aldılar. Onlara göre bugünün muhalifi yarının çalışma arkadaşıydı.
Sayfa 261 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Köylülerin ve küçük şehirlilerin hayatında herhangi bir Avrupa ülkesinden gelme bir saat veya birkaç metre kumaşın kullanılması nadir bir olaydı. Yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı ithalatına konulan ve en geniş ölçüde kullanılan iki tüketim maddesi kahve şekerdir.
Sayfa 254 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Tanzimat hareketini bazı çağdaş yabancı gözlemciler "legislation-yasama" faaliyeti olarak yorumlamışlardır. Gerçekten de Tanzimat hareketi, kanun egemenliğini kurma ve yönetimi yeniden düzenleme olarak görülüyor ve anlaşılıyordu. Tanzimat önderlerinin kendileri de girişimlerinin amacını ve yöntemini aynı biçimde değerlendiriyorlardı.
Sayfa 262 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Reklam