Hikayeler, gerçeklerin bunlar olduğunu söylerler bize ve bu korkunç olaylar müşterek varoluş çemberimize dahildirler. Akıl almaz, sihirli ve kötücül edimler değil, bizim et ve kemiğimize ait edimlerdir bunlar ve et ile kemik onların yasını tutabilir, onları anımsayabilir ve belki de bir gün onları günahtan kurtarabilir (bu, imkansız görünse de değildir.) Dil, güçlü bir muhasebe yetisine sahiptir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bugün Oxford'daki Bodleain Kütüphanesi'nde bulunan el yazmasındaki on sekiz numaralı ilk aforizma şöyledir: "Üzerine tırmanmadan inşa etmek mümkün olsaydı, Babil Kulesi'nin yapımına belki izin verilirdi."
Gılgamış Destanı'nın tavsiyesi iki yönlüdür. Bir yandan uygarlık, sınırları dışında olan, toplumsal ve kültürel kimliğiyle tezat oluşturarak onu zenginleştiren her neyse onu bulmalıdır; öte yandan toplum, kurallar ve düzenlemeler getirmek ve bunlara itaati mecbur kılmak suretiyle içindeki şeytanlardan sağatılmalıdır.
Zira ne zaman yeni bir kimlik yaratılsa, o kimliğin neyi dışlayacağı da aynı anda tanımlanır. Her yerel Gılgamış'ın, egzotik bir Enkidu'ya ihtiyacı vardır.