Döblin için dil, geçmişimizi "yeniden anlatmaktan" ziyade "temsil eden" bir canlıdır: "Gerçeği kendini ifşa etmeye zorlar, onun en derinlerine yuvalanarak insanlık halinin, önemli ya da önemsiz, en temel durumlarını açığa çıkarır."
Tekrar tekrar okumayı isteyeceğim bir kitap olmayabilir. Yazarın ileri sürdüğü görüşler yazıldığı tarihe göre şapkadan tavşan çıkarma misali çok şaşırtıcı derecede değildi ama bu durum kitabın kötü olduğunu göstermez. Bu kitap daha çok akademik çalışma yaparken kullanılmaya müsaittir. Bunun ötesine geçeceğini düşünmüyorum. Buna rağmen özgün düşüncelerin yeri geldiğinde mantıklı olarak ileri sürülebilmesi kitabı okunabilir kılıyor.
Yazarın daha önce okuduğum Fransız Devrimine Bakış kitabında yazarın bilgi verme amacı bu kitaba nazaran daha ağır basıyordu ve verdiği bilgilerle yaptığı bağlantılar daha nitelikliydi. Kısacası yazarın başka kitapları daha şans verilebilir niteliktedir. Bu da yapılan puanlamalardan anlaşılmaktadır.
Militan milliyetçilik, Aydınlanma çağının eski ütopyalarını kaybetmiş olanların ütopyası, başka programlara inançlarını kaybetmiş olanların programı, eski politik ve toplumsal referansların desteğini kaybetmiş olanların dayanağıydı.
Daha yerel ve okuryazar olmayan kesimlere yani geleneksel kırsal yaşama ne kadar yaklaşırlarsa, bir dilsel düzey, bir coğrafi birim ile bir başkası arasındaki çatışma durumları o kadar azalır.