"Ne yapacağımı,bu halin beni nereye götüreceğini sorma,bende artık kuvvet yok,akıl yok,düşünce yol,yalnız aşk var.Mavzer kurşunu gibi çarptığını yere seren bir aşk...Senin Atmacan artık kanatlarını kımıldatacak halde değil!..."
"Sen sevgiline ne verebilirsin sanki ? Kalbini mi ? Pekala,ikincisine ? Gene mi o ? Üçünceye ve dördüncüye de mi o?...Atma be adaşım,kaç tane kalbin var senin ?..."
"Sen beni koruyan minik melektin!
Deniz beni tuzlu damlalarla sarıp sarmaladığında,
Çektiğim cefanın yükü altında inlerken,
Göklerin sana bahşettiği
Bir metanet vardı tebessümünde;
Dayanma gücü verdi bana
Başınıza geleceklere karşı."
"Bunu yapan kimsenin uzun seneler resimle ulaşmış olması lazımdı.Burada sadece baktığını sahiden gören bir göz değil , gördüğünü bütün incelikleriyle tespit etmesini bilen bir hüner de vardı."