Selda Duman

Puan vermedi·320 syf.··
2023 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2023 00:19
Kitapta haklı bulduğum yerler olduğu kadar haksız bulduğum yerler de fazlasıyla vardı. Bir dili överken, onun inceliklerini, güzelliklerini anlatırken başka bir dili yermek zorunda mıyız? Türkçe tek başına eşsiz ve övülmeye layık bir dil değil midir ki karşısına başka bir dil çıkarıp dövüştürüyoruz? Türkçeye Arapçadan geçen sözcükleri överken diğer dillerden alınan sözcükleri neden eleştiriyoruz? Aynı anlama gelen ama farklı dillerden dilimize geçen sözcük varsa sırf Kuran’ın dili diye niye Arapçayı tercih etmek zorundayız? Her iki dilden geçen bu sözcükleri fonetik yapımıza göre kullansak nasıl bir kaybımız olur ya da olur mu? Hoşuma giden kısımlardan biri ise aslında kelimelerin değil seslerin milli olduğunun altını çizmesidir. Farisi dilindeki devan sözcüğünün Arapçaya divan olarak geçmesi ve tedvin, müdevven gibi kelimelerin türetilmesi gibi.
Edebiyat
Türkçenin SırlarıNihad Sâmi Banarlı · Kubbealtı Neşriyatı · 20242,917 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İhanet Eden İhanet Biçer
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2021 16:49
Şadan Bey’in zamparalıklarını eğlenceli, akıcı bir üslupla anlatan Gürpınar; evlilik, kadın-erkek ilişkileri ve aile üzerine sosyal toplumsal mesajlar vermektedir. İhanetin yeni öğrenilmediği, dededen babaya, babadan oğula geçen bir icat olduğunu söyleyen Şadan Bey çapkınlığı ile nam salmıştır. Durulması için ailesi bir kadının başını yakmaya kararlıdır. Hala yaygın bir inanç olan “Evlenince düzelir.” kalıbına ilk eleştir de Şadan Bey’in kendisinden gelir: “Ben çapkınlıkla uçarı bir raddeye gelmiş, gizli hastalıklara uğramış, ahlakı bozuk bir gencim. Beni yani oğullarını kurtarmak için zavallı, masum bir kızmakta başını ateşlere yakmaktan çekinmiyorlar..” Entelektüel, edebiyatçı, her daim okuyan bir kadınla, Sabiha Hanım, evlenen Şadan; karısın alimliğini, üstünlüğü ona ihanet ederek ezmek ister: “Bu çapkınlığı, kendisini en küçük şüpheye düşünmeksizin karımın gözü önünde yapmak istiyordum. İşte asıl çapkınlık buna denir. Önüm kültürel üstünlüğüne karşı o zaman tam olarak öcümü almış olacaktım. Erkeğin cahilinin kadının aliminden daha akıllı olduğunu ispat edecektim.” Çapkınlıklarına evin hizmetçileri ile devam eden Şadan, yan evlerine taşınan Alim Hürrem’in karısına göz dikmiştir. Sabiha Hanım, Allame ile edebiyat, felsefe üzerine uzun sohbetler yaparken Şadan da Allame’in karışı Cevher ile gönül ilişkisi kurmaktadır. Cevher ile ilişkilerine evin hizmetçilerinden, Halis’ten veto yese de her şeye rağmen Cevher ile olur. Yan evlerinde önceden yaşanmış olan ihanet cinayeti üzerine konuştukları sırada Şadan, karısının bu durumda ne yapacağını sorar. “Öldürmekten beter ederim.” der Sabiha keza dediğini de yapar. Empati duygusunu adeta yaşatan Sabiha; Şadan’ın onu Cevher’le aldatmasına, onu Hürrem’le aldatarak hayatının dersini vermiştir. Karısının ihanetinden derin bir
Edebiyat
Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda ÖğütürHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,6bin okunma
Herkesin keşfetmesi gereken gizli bir bahçesi vardır.
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2021 19:58
Çok severek okuduğum herkesin de muhakkak okuması gereken-özellikle çocukların-sıcacık bir kitap. Anlatımı ve betimlemeleri oldukça akıcı. Her yaşta okunabilecek, çok güzel mesajlar içeren, iyiliğe ve güzelliğe yönlendiren, dinlendiren ve huzur veren bir kitap. Çocukların masumiyeti, dünyaya bakış açıları, her zaman iyiyi düşünmeleri ve isterlerse her şeyi başarabilmeleri muntazam bir şekilde işlenmiş. Özetle Hindistan’da yaşayan ve oldukça şımarık olan Mary’in anne ve babasının ölümüyle birlikte İngiltere’ye, akrabasının yanına gelmesiyle başlıyor. Hindistan’dayken her işini yardımcısının yapmasına alışan Mary, İngiltere’de de böyle bir muamele görmeyi bekliyor. Zamanla yaşadığı yere uyum sağlamaya, üstünü giyme, yemek yeme gibi basit işleri tek başına yapmaya başlıyor. Bahçede gezintiye çıktığı sırada gizli bir bahçenin varlığını ve bu bahçenin on yıldır kapalı olduğunu, anahtarının bir yere gömüldüğünü ve bahçeyle ilgili konuşmanın yasak olduğunu öğreniyor. Bu gizem onun dikkatini çekiyor ve bahçeyi aramaya koyuluyor. Bahçeyi bulduktan sonra yardımcısının kardeşi Dickon da ona bahçe düzenlemede yardımcı oluyor. Bazı geceler ağlama sesleri duyan Mary, bu sesin hasta olan kuzeni Colin’den geldiğini odasına girdiği sırada öğreniyor. Aslında hasta olmayan ama hasta olduğuna inandırılan Colin, Mary ve Dickon sayesinde yaşama dönüyor, hayatı sevmeye başlıyor. Colin’in babası, bu bahçede eşini kaybettiği için orayı yasaklamış ve oğlu da eşine benzediği, onu hatırlattığı için görmek istememişti. Colin’in hayata dönüşü ve babasının gördüğü rüyayla birlikte on yıl sonra baba oğul kavuşmasıyla hikaye sona eriyor.
Edebiyat
Gizli BahçeFrances Hodgson Burnett · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,7bin okunma
Şeytan şeytanlığını sorguladı ama insan insanlığını asla.
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2021 01:44
Şeytan’ın oyun oynamak için bir milyarderin bedenine girerek yeryüzüne inmesi ile başlıyor hikaye. O milyarlarından ziyade gördüğü ilk andan itibaren tutulduğu Maria ile ilgileniyor. Meryem’e olan benzerliği onu korkutsa da aşkına engel olamıyor. Etrafında dönen oyunların, tuzakların, ikiyüzlülüklerin farkında bile değil. O Şeytan çünkü, ondan daha zeki daha kurnaz bir varlık yok. Magnus’un oynuna gelip hem milyarlarını hem de Maria’yı kaybederken asıl Şeytan’la karşılaşıyor, insanla. İlk sayfasından itibaren sizi içine çeken bir kitap. Neredeyse kitabın yarısının altı çizili. Andreyev’in okuduğum ilk kitabı. Üslubuyla sizi sarıp sarmalıyor tabii arada sizinle sohbet etmeyi de eksik etmiyor. Kitabın başından beri “ben” yerine “Ben” yazması dikkatimi çekti. İnsanla kendini eş değer tutmaya başladıktan sonra “ben” demeye başlıyor. İnsan denen mahluk şeytana bile pabucunu ters giydirdi. Şeytan şeytanlığını sorguladı ama insan insanlığını asla.
Edebiyat
Şeytan'ın GünlüğüLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,819 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
Beğendi
·
2019 47. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2019 04:49
Başlamadan önce, kesin çok üzüleceğim bir kitap dedim ve öyle çıktı:) Kısa olmasına rağmen sizi sarıp sarmalayan, içine alan sıcacık bir öykü. Ayakkabı tamircisi olan Mustafa’nın, Cumali’nin yanında,tuğla ocağında, üç gün üç gece çalışmasına rağmen emeğinin karşılığını alamaması anlatılıyor. Çocuk yaşına ve güçsüzlüğüne aldırmadan beyaz pantolon almak için var gücüyle çalışıyor Mustafa. Onu ayakta tutan hayalidir. Ama gelin görün ki çevremizde Cumali gibi emek hırsızları hep var. Hasan Bey, Mustafa’nın sadece bir günlük parasını verir; çünkü hep çalışan ve yorgun düşen Mustafa’yı uyurken görmüştür. Ustasının paranın kalanını tamamlaması ve Mustafa’nın hayaline kavuşacak olması bizi biraz rahatlatsa da Cumali’nin yaptıklarının yanına kâr kalması içimizdeki öfkeyi dindirmiyor. Sedat Girgin’in de müthiş resimlemesiyle keyif alacağınız bir hikaye.
Edebiyat
Beyaz PantolonYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20161,117 okunma