Şadan Bey’in zamparalıklarını eğlenceli, akıcı
bir üslupla anlatan Gürpınar; evlilik, kadın-erkek ilişkileri ve aile üzerine sosyal toplumsal mesajlar vermektedir.
İhanetin yeni öğrenilmediği, dededen babaya, babadan oğula geçen bir icat olduğunu söyleyen Şadan Bey çapkınlığı ile nam salmıştır. Durulması için ailesi bir kadının başını yakmaya kararlıdır. Hala yaygın bir inanç olan “Evlenince düzelir.” kalıbına ilk eleştir de Şadan Bey’in kendisinden gelir:
“Ben çapkınlıkla uçarı bir raddeye gelmiş, gizli hastalıklara uğramış, ahlakı bozuk bir gencim. Beni yani oğullarını kurtarmak için zavallı, masum bir kızmakta başını ateşlere yakmaktan çekinmiyorlar..”
Entelektüel, edebiyatçı, her daim okuyan bir kadınla, Sabiha Hanım, evlenen Şadan; karısın alimliğini, üstünlüğü ona ihanet ederek ezmek ister:
“Bu çapkınlığı, kendisini en küçük şüpheye düşünmeksizin karımın gözü önünde yapmak istiyordum. İşte asıl çapkınlık buna denir. Önüm kültürel üstünlüğüne karşı o zaman tam olarak öcümü almış olacaktım. Erkeğin cahilinin kadının aliminden daha akıllı olduğunu ispat edecektim.”
Çapkınlıklarına evin hizmetçileri ile devam eden Şadan, yan evlerine taşınan Alim Hürrem’in karısına göz dikmiştir. Sabiha Hanım, Allame ile edebiyat, felsefe üzerine uzun sohbetler yaparken Şadan da Allame’in karışı Cevher ile gönül ilişkisi kurmaktadır. Cevher ile ilişkilerine evin hizmetçilerinden, Halis’ten veto yese de her şeye rağmen Cevher ile olur.
Yan evlerinde önceden yaşanmış olan ihanet cinayeti üzerine konuştukları sırada Şadan, karısının bu durumda ne yapacağını sorar. “Öldürmekten beter ederim.” der Sabiha keza dediğini de yapar.
Empati duygusunu adeta yaşatan Sabiha; Şadan’ın onu Cevher’le aldatmasına, onu Hürrem’le aldatarak hayatının dersini vermiştir.
Karısının ihanetinden derin bir