Selamlar. Çok uzun süredir okumak istediğim serinin ilk kitabını bitirdim sonunda. En baştan uyarıyorum birazcık özetle karışık spoiler'lı bir yorum yazacağım hatta ikinci kitaptan da spoiler içerecek aman uyarmadı demeyin.
Seriye başlamadan önce sosyal medya sağ olsun zaten hikayeyi temel hatlarıyla biliyordum ve bu nedenle karakterler ve ilişki dinamikleriyle ilgili belli önyargılarım vardı ama karakterler hiç de beklediğim gibi çıkmadı.
Feyre'nin ailesi borç batağına girince ellerindeki her şey kaybetmişler. Hal böyle olunca evi geçindirme işi Feyre'ye kalmış. Ben bu kadar fakir bir ailede kardeşlerim birbirlerine tutunmasını beklerdim ancak Nesta'nın kibrinden ölüp biten tavırları ve Elain'in işe yarmaz zayıf prenses tavırları beni deli etti. Feyre ailesinin geçindirmek için avlanıyor ve bir gün ormanda avladığı kurt bir peri çıkınca Anlaşma gereği Tamlin onu peri diyarını yaşamaya götürüyor. Böylece Feyre ve Tamlin'in hikayesi başlamış oluyor. Kitapta bir sahne hariç Tamlin ve Feyre arasındaki romantizm çok güzel gelişiyor. Tamlin'den hoşlanmamanız gerektiğini bilseniz de adil bir gözle okuduğunuzda Tamlin'den etkileniyorsunuz. Derken bir gün Rhysand'ın Bahar Saray'ını basmasıyla işler karışıyor. Tamlin'i Feyre'nin varlığını Amarantha'ya söylemekle tehdit ediyor ve Tamlin'in egosunu parçaladıktan sonra gidiyor. Bu sahnelerde Rhys'i kötü adam olarak tanıyoruz. Gerçekten de hem Feyre'ye hem de Tamlin'e karşı pislik gibi davranıyor. Rhys'in Feyre'yi öğrenmesi üzerine Tamlin, Feyre'yi insanların dünyasına geri gönderiyor.
Feyre, ailesinin Tamlin sayesinde eski refahlı günlerine kavuşmuş olduğunu görüyor. Bahar Sarayı'nda bir şeylerin yanlış gittiğini fark edince geri dönmeye karar veriyor. Feyre Bahar Saray'ına döndüğünde sarayın talan edildiğini görüyor ve