Rezonans alanımızı değiştirdiğimizde bütün çevremiz değişir. Çoğu zaman başka bir söze ihtiyaç duymayız. Kendi rezonans alanını, enerjini ve titreşimini değiştirmek çok daha etkilidir. Bunu yaparak sadece kalıplarımızı yok etmekle kalmayız, aynı zamanda etrafımızdakilerin davranışlarını da etkileriz. Ve birden bir mucizenin meydana geldiğini düşündürtecek kadar büyük bir hızla içinde bulunduğumuz durum değişir. Ama gerçekte mucizelerin olmadığını biliriz. Bu olayın arkasında, değişmek için ortaya koyduğumuz isteğimiz ve cesaretimiz bulunur.
Görünüşe göre bir şeye hakim olmak için duyulan heves, doğuştan gelen beceriden daha önemlidir, çünkü uzmanlık geliştirmekte en önemli etken kişinin bu konudaki niyetidir. Dolayısıyla kariyer uzmanları size kolay gelen ve sevdiğiniz bir işi yapmanın sizin için çok daha iyi olacağını savunur. Öyle bir işe çok daha hevesle sarılacağınızdan, diğerlerinin ötesine geçmeniz daha kolay olacaktır.
İnsan böyle bir şey. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor. Ben de örttüm. O kadar kapattım ki, kendim bile sormadım kendime.