selen

selen
@selenyolda
en sevdiklerimle yeniden, yenilerle de ilk kez tanışıyorum, biraz da kendimden taşıyorum *✧°。⋆
Beş Yıl Değilse Bile Üç Yıl Uyumak İstemişimdir Ben De
10/10
·272 syf.··
2025 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 20:17
Bukowski'nin diline aşık oldum. Çalışırken bile her boşluğumda okudum, elimden düşmedi. Kendimi bir hayalet gibi hep yanında hissettim; olayları izleyen, bazen kızan, bazen tiksinen. Bütün duyguları net bir şekilde hissettirdi bana. Kendime benzettim biraz da; belki o yüzden daha da içine çekti beni. Ağzı bozuk, tüm gerçekliğiyle, tüm iğrençlikleriyle her şeyi bu kadar güzel nasıl aktardın be adam? Harika... İğrensem de tiksinsem de anlatıma aşık olunca devam ettim. Bukowski bir ikilemmiş. Kendi hayatından esinlendiği için bir taraftan acıyorum, bir taraftan bunları bu şekilde yazabilen birine neden acıyorum diye kendimi sorguluyorum. Alaycılık ve gerçekçilik hayatta kalmamızı sağlıyor. Bazen gerçeklerle alay ederek devam ediyoruz her şeye. Sert gerçek yüzümüze tokat gibi inse de... İnsanın kendini bilmesi çok faydalı gerçekten. Çevrendeki ve hayatındaki saçmalıklardan sıyrılmanı sağlıyor bir noktada. Farkını görmek için önce -acı da olsa- kendini her şeyinle tanıman gerekiyor. Kendini de çevredeki her şeyi de analiz etmek bir yetenek. Bukowski kendini çok iyi tanıyan ve analiz becerisi çok yüksek birisiymiş bence. Evet hayat seçimlerden ibaret ve her seçim biraz boktan. Her seçim biraz işkence ve belki bir yara ve belki bir yara bandı... Bir şeye tutkuyla bağlı olan insanlara saygım sonsuz. Tutku duyduğu bir şey bulabilen insanlar şanslı, ona sıkı sıkı sarılanlar da akıllı. Okumaya ve yazmaya sığınmış ve sıkı sıkı sarılmış. İyi ki de öyle olmuş. Kendini gerçekleştirebilmiş birisi... En sevdiklerim arasındasın artık. Daha fazla övmeye gerek yok abimizi.
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
00:00
9/10
·282 syf.··
2025 14. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2025 10:38
Keşke ben de kendi kütüphaneme gidebilseydim. Gerçi benimki eski bir plak dükkânı mı olurdu yoksa bir resim sergisi mi olurdu, bilemedim. Paralel evrenlere gidebildiği, merak ettiği o hayatlarda kendini görebildiği bir yolcu olmak herkese iyi gelirdi. Mükemmel bir hayat yok; bunu bilmek için evren evren gezmeye gerek yok. Ama insan merak ediyor: Ne olurdu, nasıl olurdu? Ya da neden olmadı? Hayatta hepimiz kararlar alıyoruz. O an doğru gelen şey, seneler sonra çok yanlış gelebiliyor. Bazen hayat yüzümüze bir tokat gibi vuruyor. Bazen aradığımız belamızı fark etmeden buluyoruz. En çok ilgimi çeken kısım “Pişmanlıklar Kitabı” oldu sanırım. Herkesin o kadar çok pişmanlığı vardır ki… Bazı insanlar var; geçmişle hiçbir bağı yokmuş gibi yaşayan ya da pişmanlığını iki gün yaşayıp sonra kalkıp devam eden… Ben hiçbir zaman bu kadar güçlü olmadım. Ya da bunun adı güçlü olmak mı, içine atmak mı bilemiyorum. Her zaman “İçimde kalmasın.” mantığıyla hareket ettim. “Ya pişman olursam?” diye… Ama pişmanlıklar bir yerden yine çıkıp hayatımızda yerini alıyor. Kitapta da bahsedildiği gibi, aslında ne yaparsak yapalım bazı şeylerin olacağı baştan belli oluyor. Bizim hatamız olmayan şeyler de var ve belki bu yüzden kendimize fazla yüklenmemeliyiz. Kitabı okuduktan sonra bakış açım bir tık değişse de hayatla savaşım bitmedi. “Keşkelerim” azaldı ama… Çünkü keşkeler sadece insanı üzüyor. “Keşke şurada doğsaydım, keşke şu okula gitseydim, keşke şöyle yapsaydım”larla hayat geçmiyor gerçekten. Hiç pozitif biri değilim; yapım böyle değil. Ama insanın sahip olduğu hayat çok değerli gerçekten. Sevdiğiniz insanlara sıkı sıkı sarılın ama hiçbir şey de sizden değerli değil, unutmayın. Tercihlerinizin arkasında durun, çok canınız yansa da. Zaten biraz da su akar, yolunu bulur sanırım. Güzel kitaptı
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598bin okunma
Takıntılı Canım Kendime Not
9/10
·96 syf.··
2025 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2025 00:34
Kısa bir kitap olmasına rağmen uzun sürede okudum aslında. Sindirilerek okunması gerekiyor bence. Değerlerimizi ve bağlılıklarımızı düşününce bazıları gerçekten çok saçma. İdealist olmak güzel bir şey, gerekli de… Ancak saplantılı olmak bize gerçekten çok zarar veriyor. Bir taraftan değerlerimi sorgularken, diğer taraftan da sahip olduklarımı düşündüm okurken. “Şükürcü” bir insan değilim. İnsan tabii ki sahip olduklarının değerini bilip şükretmeli. Ama fazlasını istemek kötü bir şey değil. Hak ettiğini düşündüğün için çabalamak ve cesur olmak… Basit hayatlar yaşıyoruz, çok anlam yüklemek sanırım bize zarar veriyor. Bilemiyorum, sanırım kararında yaşamak… İsveççe bir kelime var: “Lagom”. Anlamı: ne çok ne az, tam kararında. Aslında bu yaşam felsefesi sadece maddi değil, manevi olarak da çok anlamlı. İnsan hem idealist hem de basit yaşayabilmeli. Takıntılı bir insan olarak kitabı okurken bunları düşündüm; sanırım o yüzden sindirerek okudum. Bütün takıntılı kişilere de tavsiye olsun. :) Kitap, betimleme konusunda harika. Mekanların içinde hissettim. Okurken en sevdiğim şey “o” mekanda, “o” kişi olmak. Ve o kadar güzel anlatmış ki duyguları… Özellikle öfke ve kıskançlık. İnsanların kaderi… Hepimizin hayatında en az bir kere hissettiği o “uç” noktayı çok güzel aktarmış Süskind Abimiz. Betimlemeleriyle ve olay akışıyla, 24 saati efsane anlatışıyla tadı damağımda kaldı.
GüvercinPatrick Süskind · Can Yayınları · 20182,699 okunma
Duvarlar
9/10
·68 syf.··
2025 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2025 16:19
Çehov ile ortaokulda tanışmıştım. "Hikayeler" kitabını okumuştum ve anlatımına bayılmıştım. Kötü bir olayı bile o kadar sıcak anlatmıştı ki... İnanılmaz sinir bozucu bir olayı aynı sadelik ve sıcaklıkla anlatmış. Mekanları ve insanları betimlemesi çok başarılı olsa da beni asıl etkileyen, duyguları aktarma şekliydi. Çaresizlik duygusunu çok güzel hissettirip içimi daralttı özetle. Gereksiz insanlarla kurulan gereksiz ilişkilerin sonu kötü biter. Beni kimsenin anlamadığı bir yerde “deli” olarak adlandırılmayı ve yalnız kalmayı ben de tercih ederim. Bu kadar zaman önce yazılan bir kitapta bahsedilen sorunların hemen hepsinin güncel olarak devam etmesi de ayrıca canımı sıktı. Dünya genelinde böyle bir problem olsa da kendi ülkemde sık sık karşılaştığımız haksızlığın karşısında sessizliğe gömülen bir sürü silik insan var. Onlardan biri olacağına koğuşta ol daha iyi.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma
İnsanın Kendisini Bulması İçin Önce Kaybetmesi Gerekiyor
10/10
·320 syf.··
2025 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2025 20:46
İnanılmaz eğlenceli ve derin bir anlatımı vardı. Çok severek ve hiç sıkılmadan hızla bitirdim. Gülümseten, şaşırtan ve aynı zamanda hüzünlendiren kitapları seviyorum. Bir sürü duyguyu aynı anda yaşattı, okurken de sorgulattı. İnsanlığın kendi soyu uğruna yaptığı onca şeyi günlük hayatımızda hiç düşünmüyoruz. Aslında ne kadar çok can yakıyoruz ama farkında bile değiliz. Çok güzel ve farklı bir bakış açısıyla çok önemli noktalara değinmiş. Roman olmasının yanı sıra bir psikoloji kitabı da. Birçok psikolojik değerlendirme ve bilgi yer alıyor. Kendimle ilgili durup düşündüğüm anlar oldu. İnsanların hayvanlara yaptığı onca zulüm her zaman karşı olduğum bir konu. Hayvan deneyleri yapmayan kozmetik ürünleri kullanmak bile o kadar önemli ki benim için. Kitap beni, bu konunun bildiğim ama üstüne düşünmediğim daha derin noktalarına çekti. İnsanın kendini keşfetmesi ve pişmanlıkları üzerinde durulmuş. Kendimizi suçladığımız o kadar çok şey oluyor ki hayatımız boyunca... Kendi içimizdeki doğrularla hareket ediyoruz ve hayatta tek bir doğru yok, tek bir pencere de yok. Ne yaşanıyorsa birçok yönü var ve hayat gerçekten çok zor. Kitaba bayıldım yani, okuyun işte.
Hepimiz Tamamen Kendimizi KaybettikKaren Joy Fowler · Aylak Kitap · 2015104 okunma