“TURGUL !” DIÝDILER
(Düýş) Bir gije ýatyrdym tünüň ýarynda, Bir tört atly gelip: “Turgul !” diýdiler. “Habar biýrmiz saňa pursat jaýynda, Şol ýerde ärler bar, görgül” diýdiler. Nazarym ýetişgeç şol tört merdana, Köňlüm joşa geldi, başym gerdana, Şol wagtda bar idi iki diwana: “Durma, oglan, anda bargyl !” diýdiler. Şol iki diwana tutdy golumdan, Alyban gitdiler durgan ýerimden. Bir yşarat boldy anyň birinden: “Seýranda baryban durgul !” diýdiler. Olturypdyk, geldi iki pirzada, Gözünden ýaş akar, dili dogada, “Hüw, hak !” diýip çykdy alty pyýada, “Adam indi geler, görgül !” diýdiler. Bir tört atly geldi, bary sebzebaz, Asalary ýaşyl, aty teblebaz. “Mejlis halkasyny gurmaň beýle az, Adam köpdür, ulug gurgul !”diýdiler. Daşdan çykdy, altmyş atly gördüler, “Muhammet !” diýip, tamam garşy ýördüler, Saglyk-salamatlyk bir-bir sordular,
"İçimin yeni heyecanlar için dolduğunu hissediyorum. Fakat, bilmeden yeni yaşantılara hazırlıyorum kendimi. İçimde bir Selim ölürken kalan bütün gücüyle yeni bir Selim yaratıyor." 14.06
Reklam
"Allah'a arınmış bir kalp ile gelen başka." [Şuara:89] "Bu ne azîm bir ayettir. Sanki Allah, üzerinden günlük olarak kendini kanıtlama yükünü kaldırıyor; seni kıyaslamaların acımasızlığından, makam yarışından ve sosyal rollerin takıntısından özgür kılıyor. Allah, sana ne öz geçmişini sorar ne de insanların zihinlerindeki imajını. O'nun sorduğu tek bir soru var ki, dünya sorularının hiçbirine benzemez: 'Sen hangi kalple geldin?' Allah'ım! Senden, dünya hayatını kendisiyle yaşayacağımız ve huzuruna onunla döneceğimiz, daima ve ebediyen selim bir kalp dileriz."
Din
Modern ya da beşerî güç odakları, kendi otoritelerini kabul ettirmek için her an göze batan bir tehakküm (baskı) aygıtı kullanmak zorundadır. Sesi çok çıkan, sürekli tehdit eden ve göze parmak sallayan bir güç gösterisi... Ancak El-Hakk olanın egemenliği böyle tecelli etmez. Kainattaki nizam, tabiat kanunları, sükunetle dönen dünya ve insanın kendi fıtratı; üzerimizde gürültülü bir baskı kurmaz. İnsana bir irade ve alan tanınmıştır. Fakat bu sükunetin arkasında öyle muazzam bir hakikat vardır ki, akl-ı selim ile bakan biri için O’nun "Hak" oluşu apaçıdır, doğrudan kalbe ve akla nüfuz eder.
Duygu ve Düşünce
•Devletleri yıkan bütün hataların altında nice gururun gafleti yatar.• ▪︎YAVUZ SULTAN SELİM HAN▪︎
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam
Reklam
Reklam