Puan vermedi·390 syf.··
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:48
Şah ve Sultan için tek bir cümle kurmam gerekseydi,bunun "bir medeniyetin kendi kendini öldürmesi" derdim. Romanda Sultan Selim ve Şah İsmail'in tarihi rekabetini okuyoruz. Okuyoruz da bu rekabet sadece mezhepsel (Sünnilik-Kızılbaşlık) çatışması değil ki,aynı soydan aynı boydan gelen insanların,birbirini vurması siyasi ve iktidarlık hırsı uğruna nasıl bir araç haline getirildiğini gösteriyor.bir can pazarı yaşanıyor. Kardeş kardeşi vuruyor. can alan niye aldığını,veren niye verdiğini bile bilmiyor. Hikayede mezheplerin altında ezilen taçlı hatunun gözyaşları,ömerin sükunetli sevdası, kambercanın ise herşeye olan o mahzun ve çaresiz şahitliği sadece kitabın sayfalarında değil,tarihin vicdanlarında da silinmeyecek izler bırakıyor. "Güzel kitap,keyifli okumalar dilerim."
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 11:56
Eser, kitabın baş kahramanları olan Selim ve Leyla'nın lise dönemini konu alarak başlıyor. Selim, lisede arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi çok sevmeyen, ergenlik yıllarını kitap okuyarak geçiren bir gençtir. Aynı sınıfta okuduğu Leyla'ya âşık olur; ancak Leyla'nın bundan haberi yoktur. Selim, arkadaşının tavsiyesi üzerine Leyla'ya bir mektup yazar ve arkadaşı da bu mektubu ona ulaştırır. Leyla mektubu okur ancak ilk başta tepkisiz kalır. Leyla ve Selim birbirine zıt iki karakter gibidir. Hatta kitapta bu durum ikisi için şöyle anlatılır: Leyla,"Sanki hayatı, bir çizgi üzerinde ilerleyen, her hamlesi önceden hesaplanmış kusursuz bir matematik problemiydi. Sayılar arasında güvendeydi. Aşk ise çözülemeyecek bir bilinmeyendi ve o, bu denklemi çözmek için ne bir çaba sarf ediyor ne de bir merak taşıyordu; sadece görmezden geliyor, varlığını yok sayıyordu." Selim için ise "ruhu fırtınalarla sarsılan, direncini yitirmiş, rotasını şaşırmış, kaybolmuş bir gemiye benzerdi" ifadesi kullanılır. Selim ikinci mektubunu yazar ve bu kez bir buluşma yeri de belirler. Okuldan sonra mahallenin arka sokağındaki pastanede buluşup yüz yüze konuşacaklardır. Bu buluşmanın ardından ilişkileri ilerler. Liseden mezun olduktan sonra Leyla'nın babası da onların birbirlerine olan bağlılıklarını fark eder ve evlenmelerine rıza gösterir. Evlendikten sonra aynı evde yaşamalarına rağmen birbirlerine mektup yazmaya devam etmeleri benim çok hoşuma gitti. Bir süre sonra Zeynep adını verdikleri bir kız çocukları olur. Selim çok okuyan ve yazmayı seven bir karakterdir. En büyük hedeflerinden biri yazar olmaktır. Bir sabah her şeyden habersiz şekilde uyanır; kapı çalar ve gelen polisler hiçbir açıklama yapmadan onu alıp götürür. Selim, yaşadığı bu durumu Franz Kafka'nın Dava adlı eserinin baş kahramanı Josef
1000Kitap
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma
Reklam
CAN MI VERMEZLER?
8/10
·120 syf.··
2026 7. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 19:36
Selam 1K kitlesi, Kitapta, kendisine gelen bir mektup üzerine yola çıkan, ormanda kaybolup yasak aşk yaşadığı kadına, Meliha'ya rastlayan fakat peşinden giderken ona yetişemeyen ve (mektuptan bağımsız) şans eseri bir tekkeye girip orada doğaüstü olaylar yaşayan hatta sonunda özgür, fani yaşamından olan Ali Nail'in yaşadıkları; Ali Nail'in bize nasihati şeklinde kendisinin yazmasıyla anlatılıyor. Kitabın konusu, işlenişi güzel ve kusursuza yakın fakat olaylar anlatılırken sürekli olarak Ali Nail'in bize, yaşadıklarını neden anlattığını söylemesi ve sakınmamızı istediği şeyleri yazması heyecanımı azaltıp kitaptan uzaklaştırır gibiydi. Bundan rahatsız oldum.
Edebiyat
Canvermezler TekkesiSelim Nüzhet Gerçek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025506 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 08:38
Zülfü Livaneli’nin Bekle Beni romanı, ilk bakışta Selim ile Leyla’nın aşk hikayesi ekseninde şekilleniyor gibi görünse de, aslında arka planda 1960’lar Türkiyesi’nin o karanlık ve sancılı dönemini merkezine alıyor. Roman, dönemin aydınlarıyla birlikte tutuklanan Selim’in, gerekçesiz ve hükümsüz şekilde uzayıp giden tutukluluk sürecine odaklanıyor. Bu zorlu süreçte, Selim ve eşi arasındaki kısa mektuplaşmalarına da şahit oluyoruz. Kitapta, ülkenin aydınlarını susturma ve sindirme çabaları ile o dönemin baskıcı siyasi atmosferi işlenmiş. Eser, adı sebebiyle ilk etapta klasik bir aşk romanı beklentisi yaratsa da, bence buradaki asıl bekleyiş dışarıdaki eşin değil, parmaklıklar ardındaki özgürlük umudunun ta kendisi. Yazar, aşk hikayesiyle açtığı perdeyi siyasi bir dönemin anatomisiyle genişletiyor ve kitabın sonunda tekrar aşk temasına dönerek çemberi tamamlıyor. Dönemin içsel sancılarına, yönetim biçimine ve askeri sisteme yönelik ciddi eleştiriler barındıran kitapta, ne yazık ki bazı kısımların biraz havada kaldığını hissettim. Roman; ne tam anlamıyla bir aşk hikayesi olabiliyor ne de siyasi derinliği tam manasıyla verebiliyor. Bu kararsızlık yüzünden iki temanın da biraz yüzeysel kaldığı duygusuna kapıldım. Elbette o karanlık dönemde insanların yaşadıkları acılar, uğradıkları haksızlıklar ve bireysel benlik mücadeleleri okuyucuya yoğun bir kederle aktarılıyor. Ancak genel olay örgüsüne ve hacmine bakıldığında, bu eseri bir romandan ziyade geniş bir öykü sınıfına sokmam çok daha doğru olacaktır. Tüm bu eleştirilerime rağmen etkileyici ve okunmaya değer bir eser. Üstelik sadece geçmişi değil, günümüz Türkiyesini ve yaşadığımız dönemi de yansıtıyor. Ben aslında Livaneli’nin, güncel ülke gündemini "tarih tekerrürden ibarettir" felsefesiyle ele alıp, bugüne ayna tutmak
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma
Bir Amin Maalouf Klasiği
9/10
·373 syf.··
2026 16. kitabı
Afrikalı Leo Üzerine.. Semerkant ve Doğu nun Limanlarından sonra okuduğum ve hiç bitmesin dediğim bir Amin Maalouf eseri. Yazarın ise edebiyat dunyasinda okuyucuyla buluşan ilk romanı.. Amin Maalouf'un kaleme aldığı Afrikalı Leo, 16. yüzyılda yaşamış gerçek bir gezgin olan Hasan el-Vezzan’ın (Afrikalı Leo) hayatını konu alan tarihi bir romandır.Yazarın güzel anlatımıyla Endülüs'ün düşüşünü, coğrafi keşifleri ve Doğu-Batı kültürleri arasındaki çatışmayı sanki olayın kahramanı benmişimcesine içselleştirerek yaşadım. Eser başlangıçta muslumanların Granada'dan sürüldüğü döneme odaklanır. Mutlu bir çocukluk geçiren Hasan'ın Kastilyalıların baskısıyla Fas'a göç etmek zorunda kalmasıyla yolculuğumuz başlar. Grana'da bölümünde bağnazlıkla (din adi altındaki bağnazlık) bilimin mücadelesi tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilir. Afrika yaşantısında İslam dunyasindaki siyasi çatışmalar ele alınır.Kabile çatışmaları kültürel yaşantı konu edilir. Granada Kitabı bölümü; Granada'da (Gırnata) mutlu bir çocukluk geçiren Hasan, Kastilyalıların baskısıyla Fas'a göç etmek zorunda kalır. Kahire kitabı bölümünde Osmanlı'dan Yavuzdan bahsedilir ve devleti Aliyye büyük Türk" olarak nitelendirilir. Roma kitabı bölümünde, müslüman bir coğrafyacı ve diplomat olan Hasan'ın, Papa nın sarayında bir hristiyan bilgin olarak , kendi köklerine bağlı bir bilgin, yaşama çabası anlatıllır. Eser benim Endülüs coğrafyası , Endülüs İslam medeniyeti, engizisyon, papalık, Yavuz Sultan Selim dönemi ve Osmanlı medeniyeti hakkında tekrardan araştırmalar yapmama vesile oldu diyebilirim. Eserdeki en beğendiğim alıntılar; "Talihsizliklere saygı göstermeyi yada verdiği işaretleri çözümlemeyi henüz öğrenmiş değildim.." "Çünkü varsıllık ve güç, sağduyunun düşmanıdır.Bir buğday tarlasında kimi başkaların dik
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 200718,3bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 30. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 12:15
Eser peygamberlerin pak zevcelerini çok detay vermeden yüzeysel planda anlatmış. İlk defa okuyacaklar için önerilebilir. Her mübarek zevcelerden sonra alınabilecek ders ve hikmetlerden bahsetmiş.Rabbim şefaatlerini nasip eylesin.
Müminlerin AnneleriSelim Uğur · Serhend Yayınları · 202461 okunma
Reklam
Reklam