O zaman, akıllı ya da akılsız bütün ezilenler, yani bizim caddedeki insanların çoğu, yani öcü geliyor diye küçükken beni korkuttukları çolak ve topal Deli Rüstem ile ben ve benimle birlikte bar kızı Leyla kendisine yüz vermedi diye intihar teşebbüsü ederek beynine iki kurşun sıkan fakat ancak kafatasını delerek alay edenlerden kurtulmak için bütün hayatınca yolda kalpak giyerek dolaşmak zorunda kalan meyhaneci Hızır ve onunla birlikte ortaokulda kekemeliği ve garip mistik düşünceleri ile arkadaşlarının alay konusu olan ve şimdi hava gazıyla intihar ettiği için ölmüş bulunan ve evlerinde şeçere ağacından taze yağlı boya ile yeni boyanmış yeşil, titrek bir yaprakdan ibaret kalan Ercan ve Ercan’la birlikte annesi Rus babası İtalyan olan ve sınıfta ve bahçede paltosunu hiç çıkarmayan ve daima gözlüğü ve paltosuyla ilkokul birinci sınıf çocuklarıyla top oynayan ve gavur diye ve kambur diye horlanan Altan ve Altan’la birlikte zeki ve siyah gözleri ile bana hep muhabbetle bakan ve yedi kardeşi ile ve annesiyle ve babasıyla ve teyzesi ile ve dayısıyla Evkaf apartmanın en üst katında labirent gibi karışık koridorlardaki yüzlerce odadan sadece birinde oturan ve sınıf birincisi olduğu halde ilkokuldan sonra elektrikçi çıraklığına başlayan Osman ve onunla birlikte bütün gülünçlüğüne rağmen aşağı sefaletinden ve sefaleti aşağılığından ileri gelen mimar Cemil Turan ve mimar Cemil’le birlikte sakat olduğu için hiç yürüyemeyen ve hep altını kirleten ve misafirler görmesin diye sosyetik annesi rahatsız olmasın diye yaz kış balkonda tutulan ve hep bağıran ve hep altına yapan ve güzel yüzüyle ve akıllı sözüyle beni büyüleyen ve balkonda yerde kendini oradan oraya atan zavallı Ayhan ve onunla birlikte bodrum katta evdeki yedi ve bahçedeki yirmi yedi kedisi ile yaşayan ve kimseye zararı
Türkiye’nin en çok yarım bırakılan kitabı. Eğer Oğuz Atay’ı ilk defa okuyacaksanız bu kitap yerine Korkuyu Beklerken kitabıyla başlayın. O kitapta da benzer aydın eleştirileri, ironiler, iç hesaplaşma, monolog gibi Atay’ın karakteristik özelliklerin hepsini görebilirsiniz. Tutunamayanların neden tutunamayan olduklarını anlamak için Tutunamayanlar’dan önce özellikle Gonçarov’un Oblomov’unu ve Dostoyevski - Kafka külliyatından Suç ve Ceza, Dönüşüm, Dava kitaplarını okuyarak karakterlerin hayat biçimlerini anlamak açısından daha yetkin olacaksınızdır. Kitabı okurken yanınızda Yıldız Ecevit’in Ben Buradayım kitabı; Oğuz Atay’ın biyografik ve kurmaca dünyası için iyi bir rehber olabilir. Okurken kitabın 60’lı yıllarda yazıldığını ve döneminin içinde bulunduğu şartları gözönünde bulundurmanız kitabı daha iyi anlamanıza yardımcı olacaktır. Okuyucuları ve beni de en çok zorlayan üçüncü bölümdeki 76 sayfalık noktalamasız bölümdü, burada biraz daha yavaş ve anlayarak ilerlemeniz size fayda sağlayacaktır. Yıldız Ecevit’in önerisine göre; Tutunamayanlar kitabını Freudyen ve libido temelli bir psikanaliz yorumuyla değil de daha çok Jungiyen yani, gölge ve persona benliklerin çarpıştığı bir psikanaliz yöntemiyle, yorumlamanız tavsiye edilir.