Onun dingin zihin yapısı etrafındakiler üzerinde derin bir etki bırakmaktaydı. Hiçbir şey hakkında canını sıkmıyor oluşunun sebebi, onun düşüncesine göre, her şeyin kesinlikle bir kanaat meselesi olmasıydı. Eğer hakikati ortaya çıkarma şansı yoksa, kendini yiyip bitirmenin anlamı da yoktur. O zaman, bütün katı inanışlarla aramıza mesafe koyabiliriz, çünkü bütün katı inanışlar her zaman yanılsama içerirler.
Platon’un ideal cumhuriyetinde yaşamın her alanı yukarıdan sıkı bir biçimde kontrol altına alınırdı. Bu, şimdilerde bizim totaliter devlet diyeceğimiz şeydir. Platon insanların oy vermesine izin vermenin yolculara geminin dümenine geçmeye izin vermeye benzediğini düşünüyordu -ne yaptığını bilen insanların yetkiyi ellerine almaları çok daha iyiydi.
Tess Gerritsen’ın güzel bir romanı.
Sürekli değişen anlatım bakış açısı da okurken heyecanı artırıyor. Karakterlerin bakış açısı ve ilahi bakış açısıyla birlikte kaleme alınan eserde Gerritsen’ın her zamanki gibi güçlü kalemiyle keyifli bir okuma oldu.
Sonunu genelde sona geldiğinizde anladığımız olay örgüleri merakta bırakırken bir yandan da olayı kafanızda çözmeye çalışıyorsunuz.
Gerritsen’dan şu ana kadar da kötü bir eser çıktığını görmedim:)
Keyifli okumalar