İnsanın sadece diğerine karşı görevi yok ki insanın kendine karşı da var...
Sizden benimle konuşmanızı rica ediyorum, çünkü kendi suskunluğumda boğulmak üzereyim... beni dinlemeye hazırsınız... tamam.. ama bu çok kolay ki... Peki ya sizden beni tutup küpeşteden denize atmanızı rica etsem... o zaman iyilikseverliğiniz yardımseverliğiniz o noktada biter. Bir yerde biter işte... kişinin kendi yaşamıyla, kendi sorumluluklarıyla karşı karşıya kaldığı yerde.. bir yerlerde bitmek zorunda....
"Onları dinlediği sırada zihninde yeni bir aşk kavramı oluştu. Mantığın aşkla hiçbir ilgisi yoktu. Sevdiği kadının doğru mantık kurup kurmaması önemli değildi. Aşk mantığın üzerindeydi. Martinin kariyer ihtiyacına gereken önemi vermiyor olması daha az sevilesi kılmıyordu. Çok sevilesiydi ve düşüncelerinin bununla hiçbir alakası yoktu."