Her yeni kuşak bir öncekini “tutucu” kılıyordu. Tutuculuk değil, değişimin hızına bir kırgınlıktı oysa bir önceki kuşağın yaşadığı. Değişimin yolculuk izlerini korumak mümkün olabilirdi.
Herşeyin gölge olduğunu bir kere fark edince, artık can acısa da bir acımasa da bir. O zaman bitmez zannettiğin her türlü çile de biter. Hem öyle bir biter ki artık bitse de fark etmez bitmese de fark etmez.