'Başını kaldırarak Mustafa Mond'a baktı ve sordu: "Ölümlü ve naçizane olanla karşılamak yazgıyı, meydan okumak ölüme ve tehlikelere, bir yumurta kabuğu için bile olsa. Bunun bir anlamı yok mu sizce? Tanrı bir yana, şüphesiz Tanrı bir gerekçe olabilirdi bunlara. Riske girmenin bir anlamı yok mu?"
"Hem de büyük bir anlamı var," diye yanıtladı Denetçi. "Erkek ve kadınların adrenallerinin ara sıra uyarılması gerekmektedir."
"Ne?" dedi Vahşi anlamaz bir biçimde.
"Kusursuz sağlığın koşullarından biridir. Bu yüzden de Y.Ş.İ.'yi zorunlu tutmaktayız."
"Y.Ş.İ mi?"
"Yapay Şiddetli İhtiras. Düzenli olarak ayda bir kez. Bütün sisteme adrenin pompalarız. Korku ve hiddetin eksiksiz fizyolojik eşdeğeridir. Desdemona'yı öldürmenin ve Othello tarafından öldürülmenin bütün güçlendirici ve faydalı yanlarını verebiliyoruz, yan etkileri de olmuyor."
"Ama ben yan etkileri severim."
"Biz sevmeyiz, " dedi Denetçi. "Biz her şeyi keyifli yapmayı yeğleriz."
"Ben keyif aramıyorum. Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum."
"Aslında," dedi Mustafa Mond, "siz mutsuz olma hakkını istiyorsunuz."
"Öyle olsun," dedi Vahşi meydan okurcasına, "mutsuz olma hakkını istiyorum."
"Eklemek gerekirse, ihtiyarlama, çirkinleşme ve iktidarsız kalma hakkını da istiyorsunuz; frengi ve kansere yakalanma haklarını, açlıktan nefesi kokma hakkını, sefil olma hakkını, sürekli yarın ne olacak korkusu içinde yaşama hakkını, tifoya yakalanma hakkını ve her türden ağza alınmaz acıyla işkence çekerek yaşama hakkını da istiyorsunuz."
Uzun bir sessizlik oldu.
Sonunda Vahşi, "Hepsini istiyorum," dedi.
Mustafa Mond omuzlarını silkti. "Hepsi sizin olsun," dedi.'